İçinden geçeni söyle!!!

Konu sahibi
Şu yaşıma kadar hiç kız arkadaşım olmadı.
Benim de olmadı arkadaşım, yani sevgili anlamında, hiçbiri ile de ciddi manada olması için konuşmadım, gerek yok, en az 10 tane fotoğrafına bakıp güzel değil diye yani elektrik alamadım diye reddetmişimdir. fotodan bir geçseler evlilik için görüşecem, hani fotoğrafına bakıp geri çevirme, konuşmasından tavırlarından etkilenirsin felan diyorlar da koca bir yalan, ben aynı yastığa baş koymayı içimin almayacağı kızın niye konuşmasından tavırlarından etkileneyim ki:D
 
Benim de olmadı arkadaşım, yani sevgili anlamında, hiçbiri ile de ciddi manada olması için konuşmadım, gerek yok, en az 10 tane fotoğrafına bakıp güzel değil diye yani elektrik alamadım diye reddetmişimdir. fotodan bir geçseler evlilik için görüşecem, hani fotoğrafına bakıp geri çevirme, konuşmasından tavırlarından etkilenirsin felan diyorlar da koca bir yalan, ben aynı yastığa baş koymayı içimin almayacağı kızın niye konuşmasından tavırlarından etkileneyim ki:D
Hem sevgili anlamında hem de arkadaş anlamında olmadı. Sebebi de benden kaynaklı.
 
Dediğim gibi biz yukarıya yaratana bağlıyız, onun bize buyurduğu gibi yaşamak ile mükellefiz, sahte inkar ideolojileri ancak rahmani harekat ile çatışır ve biz de mücadele ederiz bunlarla ve bu suretle de dünyada inanan insanlara bir tarih bir hayat hikayesi olur, ayrıca bu suretle ahirette şehitlik yolu ile makamlar kakazanılır.
Biz seküler Türklerin bağlı olduğu en yüksek değer hümanizmdir. Buradaki hümanizmden kasıt hayata insan merkezli bir bakış açısı ile yaklaşmaktır. İnsanları inançlar gibi şahsi olması gereken bir konu için ayırt etme gafletine düşmeyiz. Din adamı sınıfı gibi bir Orta Çağ kurumunun hayatımıza, ülkemizin geleceğine burnunu sokmasını her durumda eleştirir ve karşısında dururuz.
 
Son düzenleme:
Çatışmanın doğada bulunması, onun ilahi özün parçası olduğu anlamına gelmez. Ben iman ve inkârı insanın özgür tercihi olarak görüyorum
 
Konu sahibi
Çatışmanın doğada bulunması, onun ilahi özün parçası olduğu anlamına gelmez. Ben iman ve inkârı insanın özgür tercihi olarak görüyorum
işte o özgür tercih dediğin şey insanın ruhunda tabiatında var, değişmez bir durumdur, bize göre iman insanın içinde ya vardır ya yoktur. çatışma yaratanın sünnetinde vardır.
 
Yaratan Allah inananı da inanmayanı da . evet kendi iradesi ile tercih yapar ama Allah yaratandır ve onun ne olup olmadığını detaylıca zaten en başta bilmektedir.
Şunu anlıyorum: Allah hem inananı hem inanmayanı yaratır ve kimin neyi seçeceğini baştan bilir diyorsun. Ancak burada felsefi bir problem var.

Eğer bir varlık hem beni yaratıyor hem de daha en başta nasıl bir tercih yapacağımı kesin olarak biliyorsa, o zaman benim gerçekten özgür olup olmadığım tartışmalı hale geliyor.

Eğer Tanrı hem kişiyi yaratıyor, hem karakterini, zekâsını, doğduğu kültürü belirliyor, hem de sonucunu baştan kesin olarak biliyorsa; o zaman inanç veya inkârın sorumluluğunu tamamen bireye yüklemek mantıksal bir çelişki gibi görünüyor.

Ayrıca farklı coğrafyalarda doğan insanların büyük oranda o toplumun inancını benimsemesi de bunu düşündürüyor. Eğer her şey özgür tercihle oluyorsa, neden doğum yeri inanç üzerinde bu kadar belirleyici?

Türkiyedeki Müslümanlar Asya'da doğmuş olsaydı yine bu kadar olur muydu? veya Avrupadaki Hristiyanlar Orta Doğu'da doğsa hristiyan olurlar mıydı
 
Konu sahibi
Hocam bahsettiği şey bu değil. Bunlar doğayı felan bilmez. Zaten doğada iman ya da inkar diye bir şey yoktur. Bunlar dinlerin uydurduğu dogmalar.
madem evren sonsuz diyorsunuz, peki size göre soruyorum şimdi sana, atomda bilinç var mıdıır peki, buna inanır mısıın, yoksa kesinlikle hiçbir bilinci farkındalığı kabul etmiyor musun, işte bir bilinç kabul ediyorsan atomda olsa bu inanmaktır eğer kabul etmiyorsan bu da inkar etmektir. insan doğadır ve insanlık kendini bildi bileli inanan inanmayan savaşı yaşamıştır nasıl doğada olmadığını söylersin sen.
 
madem evren sonsuz diyorsunuz, peki size göre soruyorum şimdi sana, atomda bilinç var mıdıır peki, buna inanır mısıın, yoksa kesinlikle hiçbir bilinci farkındalığı kabul etmiyor musun, işte bir bilinç kabul ediyorsan atomda olsa bu inanmaktır eğer kabul etmiyorsan bu da inkar etmektir. insan doğadır ve insanlık kendini bildi bileli inanan inanmayan savaşı yaşamıştır nasıl doğada olmadığını söylersin sen.
doğada değiliz çünkü toplumsal sözleşme sonucunda devlet oluştu ve insanlık doğa durumundan çıktı
 
İnsanın kendi iradesiyle verdiği/inandığı bir kararı yaratıcıya bağlamak ne kadar doğrudur bilemedim
Esasen geleneksel dini anlayışlara göre insan iradesi diye bir şey de yoktur. Ortada sonsuz güçlü, mutlak hakim bir tanrı varsa doğal olarak insan iradesi de kalmıyor. Mesela islamdaki cebriye ekolüne göre bu böyledir, modernistler de özgür irade olmadan sınav mantığının çökeceğini gördükleri için insan iradesini ön plana çıkarırlar. Bizim ehli sünnetçilerde ikisinin karması olarak külli-cüzi irade ayrımına gitmiştir ama bu oldukça anlamsız aslında, sonsuz güç karşında cüzi bir irade de anlamsız.
 
Konu sahibi
Şunu anlıyorum: Allah hem inananı hem inanmayanı yaratır ve kimin neyi seçeceğini baştan bilir diyorsun. Ancak burada felsefi bir problem var.

Eğer bir varlık hem beni yaratıyor hem de daha en başta nasıl bir tercih yapacağımı kesin olarak biliyorsa, o zaman benim gerçekten özgür olup olmadığım tartışmalı hale geliyor.

Eğer Tanrı hem kişiyi yaratıyor, hem karakterini, zekâsını, doğduğu kültürü belirliyor, hem de sonucunu baştan kesin olarak biliyorsa; o zaman inanç veya inkârın sorumluluğunu tamamen bireye yüklemek mantıksal bir çelişki gibi görünüyor.

Ayrıca farklı coğrafyalarda doğan insanların büyük oranda o toplumun inancını benimsemesi de bunu düşündürüyor. Eğer her şey özgür tercihle oluyorsa, neden doğum yeri inanç üzerinde bu kadar belirleyici?

Türkiyedeki Müslümanlar Asya'da doğmuş olsaydı yine bu kadar olur muydu? veya Avrupadaki Hristiyanlar Orta Doğu'da doğsa hristiyan olurlar mıydı
iman etmiş bir nesilden inanmayan, inanmayan bir nesilden de inanan bir nesil gelebilir ama Allah ın sünneti gereği toplumlar genel itibariyle inanan ve inanmayan şeklinde ayrılır bu fark keskindir yani sizin dediğiniz gibi genelikle müslüman coğrafyada doğan müslüman hristiyan coğrafya da doğan hristiyan oluyor ve geçişler çok az bu da yaratanın sünneti, aslında orta doğu da yaşayanlara müslüman ruhlar katılır hristiyan ya da inkar coğrafyalarda yaşayanlara da inkar hristiyan ruhlar katılır , yani kültür değil bizi hristiyan ya da müslüman yapan, dünyaya gelirken yapılan ilahi taksimattır.

evet Allah her şeyi biliyor ama sana tercihini yaparken hiçimse baskı yapmadı, senin aklından üstün bir üst akıl bilinç düşün. Alın yazısı islam inancında vardır. biz inanırız peygamber sahabeleri bir gün kader hakkında tartırşırken görmüş ve onlara kızmıştır, kadar konusunda müslümanlar teslimiyet göstermek noktasında mutabıktır. biz teslimiyet gösteririz sorgulamayız bu da imanın bir gereğidir, yoksa zaten biliyor vs felan dersen işin cılkı çıkıyor evet bilir çünkü o tüm evreni var edendir.
 
madem evren sonsuz diyorsunuz, peki size göre soruyorum şimdi sana, atomda bilinç var mıdıır peki, buna inanır mısıın, yoksa kesinlikle hiçbir bilinci farkındalığı kabul etmiyor musun, işte bir bilinç kabul ediyorsan atomda olsa bu inanmaktır eğer kabul etmiyorsan bu da inkar etmektir. insan doğadır ve insanlık kendini bildi bileli inanan inanmayan savaşı yaşamıştır nasıl doğada olmadığını söylersin sen.
Nereden baksan saman adam safsatası ile dolu bir yazı.

Evren sonsuz değil, belki evren üstü bir yapı varsa o sonsuz olabilir. Atomlarda ya da herhangi bir parçacıkta bilinç yok. Var olmak ya da bir şey yapmak için bilinç var olması gibi bir zorunluluk varmış gibi konuşuyorsunuz ama böyle bir şey yok.Evrene bakışınız yanlış. Ereksel yani amaçsal bakıyorsunuz ama evrenin kendinde hiçbir amacı yoktur.

Bilinç dediğimiz şey de öyle evren dışında ruhani bir şey değildir. Bilinç evrenin yasalarına tabidir. Madde, enerji vs olmadan bilinç de olmaz. Bilinç evrimsel süreç içinde avantaj sağlandığı için biz biyolojik varlıklarda gelişmiş bir şey.


Doğa da hayvanlar birbiriyle din için savaşıyor mu? Ya da herhangi bir gezegen yörüngesini din için değiştiriyor mu? Herhangi bir yıldız din için mi füzyon tepkimesi gerçekleştiriyor? Siz doğadan kasıt sadece insanı mı anlıyorsunuz? İnsanı bile ele alsak doğru değil. 2 milyon yıllık homosapiens tarihinde din dediğin daha dünkü çocuktur. O da inanan inanmayan diye değil,kendi aralarındaki savaş.
 
Son düzenleme:
iman etmiş bir nesilden inanmayan, inanmayan bir nesilden de inanan bir nesil gelebilir ama Allah ın sünneti gereği toplumlar genel itibariyle inanan ve inanmayan şeklinde ayrılır bu fark keskindir yani sizin dediğiniz gibi genelikle müslüman coğrafyada doğan müslüman hristiyan coğrafya da doğan hristiyan oluyor ve geçişler çok az bu da yaratanın sünneti, aslında orta doğu da yaşayanlara müslüman ruhlar katılır hristiyan ya da inkar coğrafyalarda yaşayanlara da inkar hristiyan ruhlar katılır , yani kültür değil bizi hristiyan ya da müslüman yapan, dünyaya gelirken yapılan ilahi taksimattır.

evet Allah her şeyi biliyor ama sana tercihini yaparken hiçimse baskı yapmadı, senin aklından üstün bir üst akıl bilinç düşün. Alın yazısı islam inancında vardır. biz inanırız peygamber sahabeleri bir gün kader hakkında tartırşırken görmüş ve onlara kızmıştır, kadar konusunda müslümanlar teslimiyet göstermek noktasında mutabıktır. biz teslimiyet gösteririz sorgulamayız bu da imanın bir gereğidir, yoksa zaten biliyor vs felan dersen işin cılkı çıkıyor evet bilir çünkü o tüm evreni var edendir.
kader konusunda kuran teslimiyeti tasvip etmiyor ki? insanın çabalamasını savunuyor aksine. kurana göre insan kaderini değiştirebilir.
 
bu fark keskindir yani sizin dediğiniz gibi genelikle müslüman coğrafyada doğan müslüman hristiyan coğrafya da doğan hristiyan oluyor ve geçişler çok az bu da yaratanın sünneti, aslında orta doğu da yaşayanlara müslüman ruhlar katılır hristiyan ya da inkar coğrafyalarda yaşayanlara da inkar hristiyan ruhlar katılır , yani kültür değil bizi hristiyan ya da müslüman yapan, dünyaya gelirken yapılan ilahi taksimattır.
Eğer ilahi bir ruh taksimatı varsa, neden göç eden ailelerin çocukları birkaç kuşak içinde bulundukları toplumun inanç yapısına uyum sağlayabiliyor?

Örneğin Avrupa’ya göç eden Müslüman ailelerin torunları arasında deist, ateist ya da Hristiyan olanlar çıkabiliyor. Eğer ruh dağılımı coğrafyaya göre sabitse, bu geçişlerin olmaması gerekmez miydi?
 
iman etmiş bir nesilden inanmayan, inanmayan bir nesilden de inanan bir nesil gelebilir ama Allah ın sünneti gereği toplumlar genel itibariyle inanan ve inanmayan şeklinde ayrılır bu fark keskindir yani sizin dediğiniz gibi genelikle müslüman coğrafyada doğan müslüman hristiyan coğrafya da doğan hristiyan oluyor ve geçişler çok az bu da yaratanın sünneti, aslında orta doğu da yaşayanlara müslüman ruhlar katılır hristiyan ya da inkar coğrafyalarda yaşayanlara da inkar hristiyan ruhlar katılır , yani kültür değil bizi hristiyan ya da müslüman yapan, dünyaya gelirken yapılan ilahi taksimattır.
bizi hristiyan yahut müslüman yapan kültürdür, buharinin buna dair bir hadisi vardır:

"Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar."​

 
Konu sahibi
Nereden baksan saman adam safsatası ile dolu bir yazı.

Evren sonsuz değil, belki evren üstü bir yapı varsa o sonsuz olabilir. Atomlarda ya da herhangi bir parçacıkta bilinç yok. Var olmak ya da bir şey yapmak için bilinç var olması gibi bir zorunluluk varmış gibi konuşuyorsunuz ama böyle bir şey yok.Evrene bakışınız yanlış. Ereksel yani amaçsal bakıyorsunuz ama evrenin kendinde hiçbir amacı yoktur.

Bilinç dediğimiz şey de öyle evren dışında ruhani bir şey değildir. Bilinç de evrenin yasalarına tabidir. Madde, enerji vs olmadan bilinç de olmaz. Bilinç de evrimsel süreç içinde avantaj sağlandığı için biz biyolojik canlılarda gelişmiş bir şey.


Doğa da hayvanlar birbiriyle din için savaşıyor mu? Ya da herhangi bir gezegen yörüngesini din için değiştiriyor mu? Herhangi bir yıldız din için mi füzyon tepkimesi gerçekleştiriyor? Siz doğadan kasıt sadece insanı mı anlıyorsunuz? İnsanı bile ele alsak doğru değil. 2 milyon yıllık homosapiens tarihinde din dediğin daha dünkü çocuktur. O da inanan inanmayan diye değil,kendi aralarındaki savaş.
insanlar kendini bildi bileli din vardır ve savaşları da vardır, inanmak ve inanmamak hep vardı, sadece hayvan doğa demek değildir insan da doğadır. ayrıca o homa sapiens dediğin şey de yaratanın sünnetullahı gereğidir , zamanla toplumlar çıkmaya başladığında dinde tebliğ edilmeye başlamıştır, ilkel insanlar eğer din yoksa bir peygamber ulaşmadı ise akılları ile yaratanı bulmak zorunda idi bu işte bulup kabul etmek inançtır ve bulduğu halde reddeetmek küfürdür, mesela sizin aklınız yaratanı buluyor ama siz inkar ediyorsunuz bu küfürdür.

herşeyi madde çerçevesinde açıklamaya çalışıyorsunuz bir bu materyalist düşünceyi kabul etmeyiz yaratan var olduğuna inananlar olarak. anlattıklarınızın hepsi maddeye nispet ettiğiniz herşey bir varsayıma dayanıyor . aslında siz evrime bilinç addediyorsunuz ama bunu da kendiniz kabul etmiyorsunuz. çünkü bilinç demek var edici demek bu da inkarınızı düşürür sizin.
 
Geri
Üst Alt