İran - İsrail Savaşı

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Rime
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

İran'da uluslararası havalimanı vuruldu: Uçaklar alev alev yandı​

İsrail, İran'ın başkenti Tahran'da bulunan Mehrabad Uluslararası Havalimanı'na saldırı düzenledi. Yoğun bir bombardımana uğrayan havalimanında yangın çıktığı bildirilirken, park halindeki uçakların alev alev yandığı görüldü.​

 
Son düzenleme:
İran Şehitler ve Engelliler Enstitüsü'nün son istatistiklerine göre; şu ana kadar 1.332 kişinin öldüğü ve 6.186 kişinin yaralandığı doğrulandı.
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sürerken Wall Street’te satış dalgası büyüyor. ABD borsaları tek günde 805 milyar dolar değer kaybederken enerji fiyatlarındaki yükseliş ve BlackRock cephesinden gelen haberler piyasalardaki tedirginliği daha da artırdı.

ABD BORSALARINDA SERT DÜŞÜŞ

ABD borsaları haftanın son işlem gününü oldukça sert kayıplarla kapattı. Ortadoğu’daki çatışmaların yarattığı belirsizlik, yatırımcıların risk iştahını ciddi biçimde zayıflatmış görünüyor.
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

MSB dışında tüm bakanlıklara çarpıcı atama! Türkiye'den savaşa hazırlık
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) hariç tüm bakanlıklara "Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Daire Başkanı" ataması yapıldı. Söz konusu Başkanlık, savaş hali hazırlıklarına ilişkin iş ve işlemlerinin yürütülmesini takip ve koordine edecek.
 

Ekli dosyalar

  • IW1re_1772865327_338.jpg
    IW1re_1772865327_338.jpg
    30.6 KB · Görüntüleme: 0
  • km3bg_1772866117_637.jpg
    km3bg_1772866117_637.jpg
    111.6 KB · Görüntüleme: 0
İran: Komşu ülkelerden özür diliyoruz
Son dakika haberi... Körfez ülkelere misilleme saldırılarında bulunan İran'dan gelen son dakika açıklamasında, daha fazla komşu ülkelere saldırı yapılmayacağı bildirildi.
 
Trump: İran bugün çok ağır bir darbe alacak!
ABD Başkanı Donald Trump: İran, bugün çok ağır darbe alacak. İran artık Orta Doğu'nun kaybedeni.

Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

İran, komşularından özür diledi ve teslim oldu, artık onlara ateş etmeyeceğine söz verdi. Bu söz, yalnızca ABD ve İsrail'in amansız saldırıları nedeniyle verildi. Orta Doğu'yu ele geçirmeyi ve yönetmeyi amaçlıyorlardı. İran, binlerce yıldır ilk kez Orta Doğu ülkelerine yenildi. İran artık "Orta Doğu'nun zorbası" değil, "Orta Doğu'nun kaybedeni" ve teslim olana veya daha büyük olasılıkla tamamen çökene kadar uzun yıllar boyunca böyle kalacak. Bugün İran çok sert bir şekilde vurulacak. İran'ın kötü davranışları nedeniyle, şu ana kadar hedef alınması düşünülmeyen bölgeler ve insan grupları, tamamen yok edilme ve kesin ölümle karşı karşıya kalma riskiyle karşı karşıya.
 
Her saldıran dakikalar önce oradan çıkan komutan nerede
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

9 canlı Devrim Muhafızları Komutanı İsmail Kaani! Kaçak mı, idam mı edildi?
ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta suikast saldırısından sağ kurtulan İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin akıbeti tartışma konusu oldu. İnfaz edildiği, İsrail’e kaçtığı ya da saldırılarda öldüğü iddiaları gündeme geldi.
 
Konu sahibi
Her saldıran dakikalar önce oradan çıkan komutan nerede
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

9 canlı Devrim Muhafızları Komutanı İsmail Kaani! Kaçak mı, idam mı edildi?
ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta suikast saldırısından sağ kurtulan İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin akıbeti tartışma konusu oldu. İnfaz edildiği, İsrail’e kaçtığı ya da saldırılarda öldüğü iddiaları gündeme geldi.
60 Yıllık hain olduğunu söylüyorşlar
 
ABD'NİN KAYIPLARI : 3 MİLYAR DOLAR

AN/FPS-132 Erken Uyarı Radarı (Katar- Al Udeyid Hava Üssü): İran'ın balistik füze saldırısında isabet aldığı belirtildi. Sistemin tahmini değeri 1,1 milyar dolar. Bu radarın devre dışı kalması, bölgedeki tüm balistik füze takip kapasitesini körleştiriyor.
AN/TPY-2 THAAD Radar Bileşeni (BAE- Al-Ruveyis Üssü): Bölgeye yeni konuşlandırılan THAAD sisteminin gözü sayılan bu radarın vurulduğu da teyit edildi. Radarın yaklaşık maliyeti 500 milyon dolar.
3 adet F-15E Strike Eagle: Savaşın en trajik olaylarından biri olarak kayıtlara geçen ve dost ateşi ile vurulduğu belirtilen üç adet uçağın maliyeti yaklaşık 282 milyon dolar.
3 adet MQ-9 Reaper İHA: İran hava sahası üzerinde ve sınır hattında vurularak düşürüldü. Birim maliyeti 30 milyon dolardan toplamda 90 milyon dolarlık kayıp.
KOMUTA VE HABERLEŞME ALTYAPISINDAKİ KAYIPLAR
Bahreyn’de bulunan ABD 5. Filo Karargâhı’ndaki AN/GSC-52B uydu iletişim terminallerinin de füze saldırısında imha edildiği bildirildi. Kurulum maliyetleriyle birlikte kaybın yaklaşık 40 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

Kuveyt’teki Ali Al Salem Hava Üssü ve Camp Arifjan tesislerinde meydana gelen yapısal hasarlar ise yüz milyonlarca dolarlık maliyete yol açtı.

Çatışmalarda kullanılan mühimmatın maliyeti de dikkat çekiyor.

* Önleyici füzeler: İran'ın ucuz dronlarını düşürmek için ateşlenen her bir SM-3 füzesi 10-25 milyon dolar, her bir Patriot (PAC-3) füzesi ise yaklaşık 4 milyon dolar. CSIS verilerine göre, ABD, sadece ilk 100 saatte 3,1 milyar dolarlık mühimmat stokunu tüketti.
 
Konu sahibi
ABD'NİN KAYIPLARI : 3 MİLYAR DOLAR

AN/FPS-132 Erken Uyarı Radarı (Katar- Al Udeyid Hava Üssü): İran'ın balistik füze saldırısında isabet aldığı belirtildi. Sistemin tahmini değeri 1,1 milyar dolar. Bu radarın devre dışı kalması, bölgedeki tüm balistik füze takip kapasitesini körleştiriyor.
bu radarı 20-30 bin dolarlık iha ile vurdu iran
AN/TPY-2 THAAD Radar Bileşeni (BAE- Al-Ruveyis Üssü): Bölgeye yeni konuşlandırılan THAAD sisteminin gözü sayılan bu radarın vurulduğu da teyit edildi. Radarın yaklaşık maliyeti 500 milyon dolar.
3 adet F-15E Strike Eagle: Savaşın en trajik olaylarından biri olarak kayıtlara geçen ve dost ateşi ile vurulduğu belirtilen üç adet uçağın maliyeti yaklaşık 282 milyon dolar.
3 adet MQ-9 Reaper İHA: İran hava sahası üzerinde ve sınır hattında vurularak düşürüldü. Birim maliyeti 30 milyon dolardan toplamda 90 milyon dolarlık kayıp.
KOMUTA VE HABERLEŞME ALTYAPISINDAKİ KAYIPLAR
Bahreyn’de bulunan ABD 5. Filo Karargâhı’ndaki AN/GSC-52B uydu iletişim terminallerinin de füze saldırısında imha edildiği bildirildi. Kurulum maliyetleriyle birlikte kaybın yaklaşık 40 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

Kuveyt’teki Ali Al Salem Hava Üssü ve Camp Arifjan tesislerinde meydana gelen yapısal hasarlar ise yüz milyonlarca dolarlık maliyete yol açtı.

Çatışmalarda kullanılan mühimmatın maliyeti de dikkat çekiyor.

* Önleyici füzeler: İran'ın ucuz dronlarını düşürmek için ateşlenen her bir SM-3 füzesi 10-25 milyon dolar, her bir Patriot (PAC-3) füzesi ise yaklaşık 4 milyon dolar. CSIS verilerine göre, ABD, sadece ilk 100 saatte 3,1 milyar dolarlık mühimmat stokunu tüketti.


İran Kaarda
 
İRAN'IN KAYIPLARI : 12 MİLYAR DOLAR

"ABD ve İsrail'in gerçekleştirdiği hava saldırıları, İran'ın füze rampalarını ve orta menzilli füze stoklarını önemli miktarda daha ateşlenemeden yok etti. İran için bu durum, stratejik bir kayıp zira eksilen her balistik füzenin yerine yenisini koymak, mevcut yaptırımlar ve lojistik baskı altında aylar sürecek bir süreç.

Bu durumda İran'ın savaşın başında sahip olduğu orta ve kısa menzilli füze envanterinin 10.000 adetten 4.000 adede kadar, 450 adetlik füze rampa miktarının ise 100 adede kadar düştüğü belirtiliyor.
Kamikaze dronların ise 5.000 adetten 1.500 adede kadar düştüğü belirtiliyor.

Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Evet ucuz mühimmat ile vurdu. Ancak totalde çok fazla mühimmat kaybetti.
bu radarı 20-30 bin dolarlık iha ile vurdu iran




İran Kaarda
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

İran bu hızla giderse 5-6 gün sonra (Cuma günü) pes edecek durumda
 
Konu sahibi
İRAN'IN KAYIPLARI : 12 MİLYAR DOLAR

"ABD ve İsrail'in gerçekleştirdiği hava saldırıları, İran'ın füze rampalarını ve orta menzilli füze stoklarını önemli miktarda daha ateşlenemeden yok etti. İran için bu durum, stratejik bir kayıp zira eksilen her balistik füzenin yerine yenisini koymak, mevcut yaptırımlar ve lojistik baskı altında aylar sürecek bir süreç.


Bu durumda İran'ın savaşın başında sahip olduğu orta ve kısa menzilli füze envanterinin 10.000 adetten 4.000 adede kadar, 450 adetlik füze rampa miktarının ise 100 adede kadar düştüğü belirtiliyor.
Kamikaze dronların ise 5.000 adetten 1.500 adede kadar düştüğü belirtiliyor.

Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Evet ucuz mühimmat ile vurdu. Ancak totalde çok fazla mühimmat kaybetti.

Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

İran bu hızla giderse 5-6 gün sonra (Cuma günü) pes edecek durumda
Füzeler bitince Kara şavaşı başlar.

hem narden biliyorlar 10 bin füzeden 4000'e kadar düştüğünü?
 
Konu sahibi
Savaş öncesi mühimmat az çok belli.
6 Bin kadar füze atmış.
4 bin kalmasın da 6 bin kalsın.



Körfez'de doğal tatlı su kaynağı bulunmamaktadır. %60'ı deniz suyunun arındırılmasından elde ediliyor. Bölgedeki gıda ihtiyacının %80'i diğer ülkelerden ithal ediliyor. 1 drone saldırısı ile milyonlarca insan susuz kalabilir. Körfez’deki ülkelerin ve İsrail'in tatlı su üretim tesislerini vurmak savaşı erken bitirebilir.



—Jiang Xueqin, 2026
 
İran Devrim Muhafızları, ABD'nin bölgedeki ikinci THAAD hava savunma sistemini vurduğunu duyurdu.
 

Ekli dosyalar

  • irandan_abdye_ikinci_darbe_fuze_kalkani_imha_edildi_1772886921_8498_w750_h801.jpg
    irandan_abdye_ikinci_darbe_fuze_kalkani_imha_edildi_1772886921_8498_w750_h801.jpg
    100.1 KB · Görüntüleme: 0
  • eFbpK_1772882485_4031_w750_h750.jpg
    eFbpK_1772882485_4031_w750_h750.jpg
    47.5 KB · Görüntüleme: 0
  • irandan_abdye_1_milyar_dolarlik_yeni_darbe_fuze_kalkani_imha_edildi_1772887059_5418_w750_h562.jpg
    irandan_abdye_1_milyar_dolarlik_yeni_darbe_fuze_kalkani_imha_edildi_1772887059_5418_w750_h562.jpg
    67.8 KB · Görüntüleme: 0
  • irandan_abdye_1_milyar_dolarlik_yeni_darbe_fuze_kalkani_imha_edildi_1772887126_8729_w529_h749.jpg
    irandan_abdye_1_milyar_dolarlik_yeni_darbe_fuze_kalkani_imha_edildi_1772887126_8729_w529_h749.jpg
    42.7 KB · Görüntüleme: 0
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.

Michael Hudson'un
linkindeki açıklamalarından bölümler.
(Michael Hudson, Uzun Vadeli Ekonomik Eğilimler Araştırma Enstitüsü (ISLET) Başkanı, Wall Street Finans Analisti ve Missouri Üniversitesi, Kansas City'de Seçkin Ekonomi Araştırma Profesörüdür.)

Otuz yıl sonra, 2003'te General Wesley Clark, ABD'nin Orta Doğu'ya hakim olabilmesi için kontrol etmesi gereken yedi ülkenin en önemlisinin İran olduğunu belirtti; bu ülkeler Irak ve Suriye ile başlayıp Lübnan, Libya, Somali ve Sudan ile son buluyordu.

Günümüze gelecek olursak,
uluslararası ekonominin nasıl değiştiğine dair jeopolitik dinamikler hakkındaki günümüzdeki tartışmaların çoğu, anlaşılır bir şekilde (ve haklı olarak) BRICS ve diğer ülkelerin ticaret ve yatırımlarını dolardan arındırarak ABD kontrolünden kurtulma girişimlerine odaklanmaktadır.
...
Aşağıda açıklanacağı gibi, İran'daki savaşın da amacı Çin ve Rusya ile ticareti engellemek ve ABD merkezli neoliberal düzenden uzaklaşma hareketlerine karşı koymaktır.

Trump, kendi kendini baltalayan yöntemleriyle ABD sanayisini yeniden inşa etmeyi umarak,
ülkelerin Çin ile ticaret yapmama ve hatta Çin, Rusya, İran ve ABD'nin tek kutuplu küresel düzenine tehdit olarak gördüğü diğer ülkelere karşı ABD ticaret ve mali yaptırımlarını kabul etme konusunda Amerika ile anlaşmaya vararak gümrük vergisi kaosu yaratma tehdidine yanıt vereceklerini bekliyordu.
Bu düzeni korumak, ABD'nin İran'la olan mevcut mücadelesinin yanı sıra Rusya ve Çin ile olan mücadelelerinde ve bağımsızlıklarını yeniden kazanmak için ekonomik politikalarını yeniden yapılandırmaya çalışan Küba, Venezuela ve diğer ülkelerle olan mücadelelerinde de hedeflediği bir amaçtır.

ABD stratejistlerinin bakış açısına göre,
Çin'in yükselişi, hem Çin'in sanayi ve ticaret alanındaki hakimiyetinin ABD ekonomisini geride bırakması ve pazarlarını ve dolarize edilmiş küresel finans sistemini tehdit etmesi, hem de Çin'in sanayi sosyalizminin diğer ülkelerin taklit etmek ve/veya son on yıllarda aşınmış ulusal egemenliği yeniden kazanmak için katılmak isteyebileceği bir model sunması nedeniyle, ABD'nin tek kutuplu kontrolü için varoluşsal bir tehlike oluşturmaktadır.

ABD yönetimleri ve bir dizi ABD'li Soğuk Savaşçı, meseleyi demokrasi (ABD politikasını destekleyen, uydu rejimler ve oligarşiler olarak tanımlanan ülkeler) ve otokrasi (ulusal bağımsızlık ve dış ticaret ve finansal bağımlılıktan korunma arayan ülkeler) arasında bir çatışma olarak çerçevelemiştir.
Uluslararası ekonominin bu şekilde çerçevelenmesi, yalnızca Çin'i değil, ulusal özerklik arayan herhangi bir ülkeyi de ABD'nin tek kutuplu egemenliğine varoluşsal bir tehdit olarak görmektedir.
Bu tutum, Ukrayna'daki yıpratma savaşına yol açan ABD/NATO'nun Rusya'ya yönelik saldırısını ve en son olarak da tüm dünyayı ABD destekli bir savaşa sürüklemekle tehdit eden ABD/İsrail'in İran'a karşı savaşını açıklamaktadır.

İran'a yönelik saldırının motivasyonu, İran'ın atom bombası 'un geliştirerek ulusal egemenliğini koruma girişimiyle hiçbir ilgisi yoktur.
Temel sorun, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ı ve diğer ülkeleri dolar hegemonyasından ve ABD'nin tek kutuplu kontrolünden kopmalarını önlemeye yönelik girişimde bulunmuş olmasıdır.

İşte neo-muhafazakarların İran hükümetini devirme ve rejim değişikliği sağlama konusundaki ABD ulusal çıkarlarını nasıl açıkladıkları:
Bu illa ki laik demokratik bir rejim değişikliği olmak zorunda değil, belki de Suriye'yi ele geçiren IŞİD-El Kaide Vahhabi teröristlerinin bir uzantısı olabilir.

İran'ın parçalanması ve bileşenlerinin bir dizi bağımlı oligarşiye dönüştürülmesiyle,
ABD diplomasisi tüm Yakın Doğu petrolünü kontrol edebilir.
Ve petrol kontrolü, ABD petrol şirketlerinin uluslararası alanda faaliyet göstermesi (sadece ABD'deki yerel petrol ve doğalgaz üreticileri olarak değil) sayesinde,
yüzyıldır ABD'nin uluslararası ekonomik gücünün temel taşlarından biri olmuştur.
Yakın Doğu petrolünün kontrolü ayrıca,
Suudi Arabistan ve diğer OPEC ülkelerinin petrol gelirlerini ABD ekonomisine yatırmalarını sağlayan dolar diplomasisini de mümkün kılmaktadır;
bu yatırımlar, büyük miktarda ABD Hazine tahvili ve özel sektör yatırımı biriktirerek gerçekleştirilmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri, ABD ekonomisine (ve diğer Batı ekonomilerine) yaptığı bu yatırımlar aracılığıyla OPEC ülkelerini rehin tutuyor;
bu yatırımlar, ABD'nin 2022'de Rusya'nın Batı'daki 300 milyar dolarlık parasal tasarruflarına el koyduğu gibi, kamulaştırılabilir.
Bu durum, bu ülkelerin günümüzdeki çatışmada Filistinlileri veya İranlıları desteklemekten neden korktuklarını büyük ölçüde açıklıyor.

Ancak İran, yalnızca Yakın Doğu'nun ve petrol ile dolar rezervlerinin tam kontrolünün kilit noktası değil.
İran, Çin'in Batı'ya uzanan demiryolu taşımacılığı için Yeni İpek Yolu'nu hedefleyen Kuşak ve Yol programının da önemli bir bağlantı noktasıdır.
Eğer Amerika Birleşik Devletleri İran hükümetini devirebilirse,
bu durum Çin'in zaten inşa ettiği ve daha da batıya doğru genişletmeyi umduğu uzun ulaşım koridorunu kesintiye uğratacaktır.


İran, Rusya'nın Hazar Denizi üzerinden ticaretini ve kalkınmasını engellemede ve Süveyş Kanalı'nı bypass ederek güneye erişimini önlemede de kilit bir rol oynuyor.
Ayrıca, ABD kontrolü altındaki bir İran kukla rejimi, Süveyş Kanalı'nı bypass ederek Rusya'yı güney kanadından tehdit edebilir.

Neokonservatiflere göre, tüm bunlar İran'ı,
ABD'nin kendi kendine ilan ettiği ulusal çıkarının dayandığı merkezi bir nokta haline getiriyor – tabii ki bu ulusal çıkarı,
dolarlaşmış uluslararası finans sistemine bağlı kalarak dolar hegemonyasını gözeten, zorlayıcı bir uydu devletler imparatorluğu yaratmak olarak tanımlarsanız.


Bence Trump'ın Tahran vatandaşlarına şehirlerini boşaltmaları yönündeki uyarısı,
ABD'nin İran'ı parçalara ayırmak için etnik muhalefeti harekete geçirme girişiminin bir ön hazırlığı olarak iç paniği körükleme çabasından başka bir şey değil.
Bu, ABD'nin Rusya ve Çin'i bölgesel etnik gruplara ayırma umutlarına benziyor.
Bu, ABD'nin kendi komutası altında kalacak yeni bir uluslararası düzen için stratejik umududur.

Elbette ironi şu ki, ABD'nin zayıflayan ekonomik imparatorluğunu koruma girişimleri kendi kendini baltalamaya devam ediyor.
Amaç, ekonomik kaos tehdidiyle diğer ülkeleri kontrol etmektir.
Ancak diğer ülkeleri başka alternatifler aramaya iten de bu ABD'nin kaos tehdididir.

Ve bir amaç, bir strateji değildir.
Netanyahu'yu Ukrayna'nın Zelensky'sine karşı Amerika'nın muadili olarak kullanma planı,
tıpkı ABD/NATO'nun son Ukraynalıya kadar savaşması gibi, son İsrailliye kadar savaşmaya hazır olduğunu belirterek ABD müdahalesini talep etmesi,
açıkça strateji pahasına bir taktiktir.
Bu, tüm dünyaya bir kaçış yolu bulması için bir uyarıdır.
Diğer ülkeleri ABD pazarlarına ve dolarize edilmiş uluslararası finans sistemine bağımlı tutmayı amaçlayan ABD ticaret ve finans yaptırımları gibi,
Orta Avrupa'dan Orta Doğu'ya kadar askeri bir imparatorluk kurma girişimi de siyasi olarak kendi kendini yok edicidir.
Bu durum, ABD merkezli neoliberal düzen ile Küresel Çoğunluk arasında zaten var olan ayrılığı,
hem ahlaki gerekçelerle hem de basit öz koruma ve ekonomik çıkar gerekçeleriyle geri döndürülemez hale getiriyor.


Trump'ın Cumhuriyetçi bütçe planı ve askeri harcamalardaki büyük artış

İran füzelerinin İsrail'in çok övülen Demir Kubbe savunmasını ne kadar kolaylıkla delebildiği,
Trump'ın ABD'deki benzer bir Altın Kubbe projesi için
ABD askeri-sanayi kompleksine trilyon dolarlık devasa bir sübvansiyon sağlama baskısının ne kadar saçma olduğunu gösteriyor.
Şimdiye kadar İranlılar sadece en eski ve en etkisiz füzelerini kullandılar.

Amaç, İsrail'in füze savunmasını zayıflatmak ve böylece bir hafta veya sadece birkaç gün içinde ciddi bir İran saldırısını engelleyemez hale getirmektir.
İran, birkaç ay önce İsrail'in hava savunmasını nasıl atlatabileceğini zaten göstermişti;
tıpkı Trump'ın önceki başkanlığı döneminde ABD askeri üslerini ne kadar kolay vurabileceğini gösterdiği gibi.

ABD askeri bütçesi, Trump'ın trilyon dolarlık sübvansiyonunu onaylamak için Kongre'ye sunulan tasarıda belirtilenden çok daha büyüktür.
Kongre, askeri-sanayi kompleksini iki şekilde finanse eder:
En belirgin yol, doğrudan Kongre tarafından ödenen silah alımlarıdır.
Daha az bilinen yol ise, ABD'nin müttefiklerine (Ukrayna, İsrail, Avrupa, Güney Kore, Japonya ve diğer Asya ülkeleri) ABD silahları satın almaları için sağladığı dış askeri yardım yoluyla yönlendirilen askeri-sanayi kompleksi harcamalarıdır.
Bu durum, askeri yükün normalde ABD bütçe açığının tamamını ve dolayısıyla devlet borcundaki artışı (elbette, 2008'den beri Federal Rezerv aracılığıyla kendi kendini finanse eden bir borç) açıklamasının nedenidir.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, uluslararası toplum ABD/İsrail'in İran'a karşı savaşını engelleyemedi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ABD'nin ve İngiltere ile Fransa'nın vetosu nedeniyle ABD ve müttefiklerinin saldırgan eylemlerine karşı önlem almaktan alıkonulmuştur.
Birleşmiş Milletler artık uluslararası hukuku uygulayabilecek bir dünya örgütü olarak etkisiz ve önemsiz hale gelmiştir.
(Stalin'in Vatikan muhalefetiyle ilgili olarak söylediği gibi, "Papa'nın kaç askeri var?")
Ve tıpkı Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun ABD dış politikasının ve kontrolünün araçları olduğu gibi,
ABD ve müttefiklerinin egemenliğindeki birçok diğer uluslararası kuruluş da öyledir;
bunlara (Batı Asya'daki bugünkü kriz için önemli olan) İran'ın İsrail'e İran'ın nükleer bilim insanlarına ve tesislerine yönelik saldırısı için hedef belirleme bilgisi sağladığını iddia ettiği Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı da dahildir.
ABD'nin tek kutuplu düzeninden kurtulmak, ABD, NATO ve diğer müttefiklerden bağımsız, tam kapsamlı bir dizi alternatif uluslararası kuruluşa ihtiyaç duymaktadır.

Özetle:
Hudson’a göre İran savaşı ABD’nin zayıflayan küresel gücünü askeri yollarla koruma girişimi olarak görülmelidir.
ABD’nin İran’a saldırısının nedeni nükleer program değil.
 
İsrail, ABD-İsrail hava saldırısında öldürülen İran lideri Ali Hamaney’in yerine yeni liderin seçileceği toplantıya katılacak yetkilileri hedef alabileceği tehdidinde bulundu.
 
Geri
Üst Alt