İçinden geçeni söyle!!!

99A4D4C4-BE65-4C81-BD62-92BC4D1EF94B.jpeg
Bunun size yardımcı olacağını düşünüyorum. Umarım okunuyordur.
 
Konu sahibi
aslında ötekileştirme savaş tabiatın bir kanunudur aynı zamanda tabiatın kanunu da aynı zamanda Allah'ın sünneti demektir. Aslında yaratanın tabiatında inkar ve iman vardı, dünyada bunun üzerine kuruludur, şöyle düşün bir hazine kutusuna benzetilebilir yaratanın özü, bu hazine kutusu açılınca dağılınca birden bire etrafa nasıl bir odayı bir insanı beziyorsa süslüyorsa renk renk, güzel güzel, işte yaratanın özünde de insan çatışması yani inanan inanmayan çatışması vardı yani savaş vardı, sadece savaş değil, akıl, zeka, kadın erkek tözleri, insan hayvan vs yani bu hazine kutusu yani yaratanı özü saçılınca bu tabiat evren çıkmış bezenmiştir, burada yaratan bu kendi tabi özü ile aynı anda vardır, evet anlıyorum bunu anlaması zor ama bu evrendeki mucizenin güzelliğin arkasında da böyle bir mucize yani yaratanın hep var olması evrenin kaynağı olması ve özü tabiatı ile birlikte bir bilinç olarak var olması var, kimin tabiatı bu gerçekliği kavrayabilir kimin tabiatı kavrayamaz, işte buna da iman ve inkar ruhları tabiatları diyoruz.
 
Konu sahibi
"Hazret-i Üstad, iman nuruyla baktığı için Anadoluyu çok severdi. İslâmın ileri karakolu olarak bakardı Türkiye'ye... Ve burada meskûn ahaliye kalbinin tâ derinliğinden şefkat gösterirdi. Türk milletini çok severdi."

" 'Ben bakıyorum; kim bana zulmediyor, dikkat ediyordum, onlar katiyen Türk değillerdir. Çünkü, hakiki Türklerde zulmetmek damarı yoktur. Bana zulmedenler, Türklük perdesi altına girmiş başka millettendir, ' ve ' Her milletten ziyade yüksek bir haslet, bir manevi kahramanlık Türklerde görüyorum.' derdi."

"Bir gün, Eskişehir'de, Yıldız Otelinin üst katında Hazret-i Üstad'ın odasında hizmetindeydik. Bir kuşluk vakti idi. Beş adet jet uçağı otelin üstünden şiddetli ses çıkararak geçtiler. Pencereler de açık idi. Hazret-i Üstad gülümseyerek, 'İnşaallah bunlar bir zaman İslâmiyete büyük hizmetler edecekler.' dedi. Ve ilaveten, 'Sungur, askeriyede bir ruh var. O ruh, benimle dosttur. Bilmiyorum, ya o bir kişidir veya cemaattir; sağdır ve ölüdür; velîdir veya kutubdur. Bilmiyorum, fakat bir ruh var ki; o ruh benimle dosttur.' diye beyanda bulundular.

Tanıyanların Dilinden, Mustafa SUNGUR'un Hatıraları
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

"Hazret-i Üstad, iman nuruyla baktığı için Anadoluyu çok severdi. İslâmın ileri karakolu olarak bakardı Türkiye'ye... Ve burada meskûn ahaliye kalbinin tâ derinliğinden şefkat gösterirdi. Türk milletini çok severdi."

" 'Ben bakıyorum; kim bana zulmediyor, dikkat ediyordum, onlar katiyen Türk değillerdir. Çünkü, hakiki Türklerde zulmetmek damarı yoktur. Bana zulmedenler, Türklük perdesi altına girmiş başka millettendir, ' ve ' Her milletten ziyade yüksek bir haslet, bir manevi kahramanlık Türklerde görüyorum.' derdi."

"Bir gün, Eskişehir'de, Yıldız Otelinin üst katında Hazret-i Üstad'ın odasında hizmetindeydik. Bir kuşluk vakti idi. Beş adet jet uçağı otelin üstünden şiddetli ses çıkararak geçtiler. Pencereler de açık idi. Hazret-i Üstad gülümseyerek, 'İnşaallah bunlar bir zaman İslâmiyete büyük hizmetler edecekler.' dedi. Ve ilaveten, 'Sungur, askeriyede bir ruh var. O ruh, benimle dosttur. Bilmiyorum, ya o bir kişidir veya cemaattir; sağdır ve ölüdür; velîdir veya kutubdur. Bilmiyorum, fakat bir ruh var ki; o ruh benimle dosttur.' diye beyanda bulundular.

Tanıyanların Dilinden, Mustafa SUNGUR'un Hatıraları
üstad taa o zaman TSK içindeki iman ehli sınıfa işaret yapmış
 
Konu sahibi

Şimşek-2 başarılı olursa ne değişir?​

Muhtemel kazanımlar:

✔ Milli roket altyapısı oluşur
✔ Test verisi ve mühendislik tecrübesi artar
✔ Daha güçlü roket tasarımı hızlanır

👉 Yani GEO yolunu kısaltır ama doğrudan çözmez. GEO (Geostationary Orbit / Jeostasyoner Yörünge) = Dünya’nın ekvatoru üzerinde yaklaşık 35.786 km yükseklikte, Dünya ile aynı hızda dönen uydu yörüngesidir. En çok haberleşme ve yayıncılık için kullanılır Örneğin Türksat iletişim uyduları bu yörüngededir ve Türkiye’de TV-internet yayını sağlar.

🚀 LEO (Alçak Dünya Yörüngesi)

👉 Dünya’ya en yakın uydu yörüngesi.

Örnek:
  • Starlink internet uyduları
  • Dünya gözlem ve askerî keşif uyduları
✔ Az gecikmeli internet
✔ Daha düşük maliyet
❗ Uydu sayısı çok olmalı

📡 MEO (Orta Dünya Yörüngesi)​

👉 Navigasyon uydularının çoğu burada.

Örnek:
  • Galileo navigasyon sistemi
✔ Geniş kapsama
✔ Navigasyon için ideal
❗ LEO’dan pahalı ve uzak

🌍 GEO (Jeostasyoner Yörünge)​

👉 Dünya ile aynı hızda döndüğü için sabit görünür.

Örnek:
  • Türksat haberleşme uyduları
✔ TV ve internet yayını için ideal
✔ Tek uydu geniş alan kapsar
❗ Fırlatma çok zor ve pahalı

⭐ Kısaca akılda kalıcı özet​

👉 LEO: Yakın → hızlı internet & gözlem
👉 MEO: Orta → navigasyon (GPS vb.)
👉 GEO: Uzak → TV & iletişim

🇹🇷 Türkiye’nin başlıca uydu yörüngeleri​

🛰️ Güneş eşzamanlı yörünge (SSO – Earth Observation)​

Bu yörünge dünya gözlem ve keşif uyduları için tercih edilir:
  • Göktürk‑1 → SSO (~700 km)
  • Göktürk‑2 → SSO (~686 km)
  • İMECE → SSO (~680 km)
👉 Çünkü bu yörüngede uydu her geçişte aynı saatlerde aynı ışık koşulunda görüntü alır.
Askerî ve haritalama açısından çok önemli.

📡 Jeosenkron / Jeostasyoner yörünge (iletişim)​

İletişim uyduları farklıdır:
  • Türksat 5A
  • Türksat 5B
  • Türksat 6A
👉 Bunlar 36.000 km civarı sabit yörüngeye (GEO) yerleşir.
Amaç: TV, internet, haberleşme.

Şimşek 2 hedef : Güneş eş zamanlı yörünge.
 
Konu sahibi
Bazı lazları Türk vatanı ve kimliği konusunda tutucu görüyorum, güzel bir durum bu benim de ebelerimden laz olan var, ama ben vatan konusunda elbette tutuculuk iyidir ama milliyet konusunda tutuculuğu gerginliği pek tasvip etmiyorum, hani demiştim ya tutuculuk iyi bir şey değil, biz gönlümüzü tüm insanlığa açtık ve serencamımızda sadece Allah'ı andık ve yücelttik diye
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Güney Azerbaycan Türklerini biliyorduk da gerçekten Farslar arasında da dinimiz konusunda mutedil bizim kötü bakmayacağımız insanlar var, bu mersiyeler de bunu gösteriyor zaten, ortaya karışık 1. si Türk ve 2.si Fars mersiyesi :


 
Bazı lazları Türk vatanı ve kimliği konusunda tutucu görüyorum, güzel bir durum bu benim de ebelerimden laz olan var, ama ben vatan konusunda elbette tutuculuk iyidir ama milliyet konusunda tutuculuğu gerginliği pek tasvip etmiyorum, hani demiştim ya tutuculuk iyi bir şey değil, biz gönlümüzü tüm insanlığa açtık ve serencamımızda sadece Allah'ı andık ve yücelttik diye
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Güney Azerbaycan Türklerini biliyorduk da gerçekten Farslar arasında da dinimiz konusunda mutedil bizim kötü bakmayacağımız insanlar var, bu mersiyeler de bunu gösteriyor zaten, ortaya karışık 1. si Türk ve 2.si Fars mersiyesi :


Milliyet gittikçe küreselleşen dünyamızda çok önemlidir, bir insanın kimliğinin temelidir. Tabi sadece milliyetinin tarihinden ötürü gerginleşmek gerek fakat tutuculuk tasvip edilmelidir.
 
Konu sahibi
Milliyet gittikçe küreselleşen dünyamızda çok önemlidir, bir insanın kimliğinin temelidir. Tabi sadece milliyetinin tarihinden ötürü gerginleşmek gerek fakat tutuculuk tasvip edilmelidir.
Bizim temsil ettiğimiz anlayış, Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu geleneğine dayanır. Benimle aynı zihinde olan Müslüman Türk milletininde milliyetçilik yoktur biz sadece hamiyetperveriz, yani insan kucaklar kollarız, biz olaya daha idealist daha uhrevi bakıyoruz ve o tabiattayız. Dediğim gibi bizde tasavvufi bir muhayyile vardır, yaratana en yakın, yaratanın eğilimine en yakın olduğunu bildiğimiz Yunus Emre Mevlana idealizmi, yani sevgi ve insan merkezli idealizm var, insan ve uhrevi hayat odaklıyızdır, ve serancamımızda sadece yaratanı andık ve yücelttik, şu mısralar biraz bize değinir:

Cennette bu gün gülleri açmış görürüz de
Hâlâ o kızıl hâtıra gitmez gözümüzde

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
 
Bizim temsil ettiğimiz anlayış, Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu geleneğine dayanır. Benimle aynı zihinde olan Müslüman Türk milletininde milliyetçilik yoktur biz sadece hamiyetperveriz, yani insan kucaklar kollarız, biz olaya daha idealist daha uhrevi bakıyoruz ve o tabiattayız. Dediğim gibi bizde tasavvufi bir muhayyile vardır, yaratana en yakın, yaratanın eğilimine en yakın olduğunu bildiğimiz Yunus Emre Mevlana idealizmi, yani sevgi ve insan merkezli idealizm var, insan ve uhrevi hayat odaklıyızdır, ve serancamımızda sadece yaratanı andık ve yücelttik, şu mısralar biraz bize değinir:

Cennette bu gün gülleri açmış görürüz de
Hâlâ o kızıl hâtıra gitmez gözümüzde

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Osmanlı dünün devletidir. Atatürk’ün Türkiyesi de bugündür, dolayısıyla benim (ve umuyorum diğer genç/genç hissedenlerin) temsil ettiğim anlayıştır, millettir.
 
Konu sahibi
Osmanlı dünün devletidir. Atatürk’ün Türkiyesi de bugündür, dolayısıyla benim (ve umuyorum diğer genç/genç hissedenlerin) temsil ettiğim anlayıştır, millettir.
Dediğim gibi biz yukarıya yaratana bağlıyız, onun bize buyurduğu gibi yaşamak ile mükellefiz, sahte inkar ideolojileri ancak rahmani harekat ile çatışır ve biz de mücadele ederiz bunlarla ve bu suretle de dünyada inanan insanlara bir tarih bir hayat hikayesi olur, ayrıca bu suretle ahirette şehitlik yolu ile makamlar kazanılır.
 
Geri
Üst Alt