Dodurga ve Alacaatlı Mahalleleri

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan SaySev
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Tanıdığım bir avukattan aşağıdaki yorumu aldım. Bu plandaki rantın büyüklüğünü de düşününce makul olan bence de budur:

Fiili ifa gerçekleşmiş olmakla birlikte, sözleşmede kararlaştırılan bedel sabit bir para ücreti değildir. Yüklenici klasik bir mühendislik hizmet bedeli almamakta, taşınmazın değer artışından pay almaktadır. Bu durum sözleşmeye ekonomik anlamda bir “katma değer paylaşımı” niteliği kazandırmaktadır.


Ancak sözleşme yapılırken esas alınan imar avantajı, mahkeme kararı ile tüm parseller için geçerli hale gelmiş ve yüklenicinin sağladığı özel ekonomik üstünlük ortadan kalkmıştır. Bu nedenle sözleşmenin ekonomik dengesi değişmiş, başlangıçtaki varsayımlar geçerliliğini yitirmiştir.


Bu çerçevede, devredilmesi kararlaştırılan parsel oranının Türk Borçlar Kanunu m.138 kapsamında uyarlanması, yani oran indirimi yapılması hukuken mümkün ve makul bir çözüm olarak değerlendirilebilir.

Kanun maddesinden anladığım kadarıyla 138. madde çözüm olamaz. Orada borcun ifa edilmesinin imkansızlaşması, çok güç hale gelmesi dayanak gösteriliyor.

Halbuki ortada böyle bir durum yok.

Plancı, payını daha sonra devralmak üzere hisse sahibinin üzerinde bırakmış. Yani, ücret olarak belirlenmiş arsa miktarının hala hisse sahibinin üzerinde olması gerekir ve plancıya devrederek borcunu ifa etmiş olur. Bu sebeple imkansızlık veya çok güçleşmesi gibi bir durum sözkonusu değil.

Ayrıca, plancının payını satmış olanlar ise bu maddeden yararlanmaya kalksalar kötü niyetle hareket etmiş duruma düşerler. Plancı, hisse sahibinin ücret için belirlenmiş olan payı satmak yoluyla kötü niyetli davrandığını, asıl mağdur olanın kendisi olduğunu iddia edebilir.
 
Tanıdığım bir avukattan aşağıdaki yorumu aldım. Bu plandaki rantın büyüklüğünü de düşününce makul olan bence de budur:

Fiili ifa gerçekleşmiş olmakla birlikte, sözleşmede kararlaştırılan bedel sabit bir para ücreti değildir. Yüklenici klasik bir mühendislik hizmet bedeli almamakta, taşınmazın değer artışından pay almaktadır. Bu durum sözleşmeye ekonomik anlamda bir “katma değer paylaşımı” niteliği kazandırmaktadır.


Ancak sözleşme yapılırken esas alınan imar avantajı, mahkeme kararı ile tüm parseller için geçerli hale gelmiş ve yüklenicinin sağladığı özel ekonomik üstünlük ortadan kalkmıştır. Bu nedenle sözleşmenin ekonomik dengesi değişmiş, başlangıçtaki varsayımlar geçerliliğini yitirmiştir.


Bu çerçevede, devredilmesi kararlaştırılan parsel oranının Türk Borçlar Kanunu m.138 kapsamında uyarlanması, yani oran indirimi yapılması hukuken mümkün ve makul bir çözüm olarak değerlendirilebilir.
Bende bunu anlatmaya çalisiyordum. :D
 
Avukata ulaşamadım fakat ChatGPT'ye sordum bana şöyle cevap verdi:

BK 138:

❌ “İfanın imkânsızlaşması” maddesi değildir.
(O TBK 136’dır.)

TBK 138’in konusu:

👉 Aşırı ifa güçlüğü ve işlem temelinin çökmesi

Madde açıkça şunu düzenler:
  • Sözleşme yapıldıktan sonra
  • Taraflarca öngörülmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkarsa
  • Bu durum sözleşme dengesini borçlu aleyhine ağır şekilde bozarsa
  • Borçlu sözleşmenin uyarlanmasını isteyebilir
Burada borcun fiziksel olarak imkânsız olması gerekmez.

Ekonomik dengenin bozulması yeterlidir.

2️⃣ Buradaki mesele ifa değil, sözleşme dengesidir​

Karşı taraf diyor ki:

“Arsa hâlâ devredilebilir, ifa mümkün, o yüzden 138 olmaz.”

Bu eksik analiz.

Sorun şu değil:

“Arsa devredilebilir mi?”

Sorun şu:

“Devredilmesi kararlaştırılan %20 oran, sözleşmenin kurulduğu ekonomik varsayımlar ortadan kalktıktan sonra hâlâ hakkaniyetli mi?”

TBK 138 tam da bu tip durumlar içindir.

3️⃣ İşlem Temeli Nedir?​

Sözleşme yapılırken ekonomik varsayım:
  • 10 dönüm altı → 0.50 emsal
  • 10 dönüm üstü → 1.5 emsal
  • Toplulaştırma → özel imar avantajı
Mahkeme kararı sonrası:
  • 10 dönüm altı da → 1.75 emsal
Yani plancının sağladığı münhasır avantaj ortadan kalkmıştır.

Bu, sözleşmenin “ekonomik temelinin sarsılması”dır.
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Bana da mantıklı geliyor. Eğer 10 dönümün altında bir parselde olsam da aynı emsali alacağımı bilseydim, bu sözleşmeyi imzalar mıydım? Kesinlikle hayır.


Açıkçası plancı, biz arsa sahiplerini hukuk dışı olduğu sonradan mahkeme kararıyla ortaya çıkan bir plan üzerinden, “%20 pay vermezseniz daha düşük emsal alırsınız” denilerek ciddi bir baskı altında karar vermeye zorladı. Bugün gelinen noktada, o dönemde dayatılan bu koşulların adil olmadığı çok daha net görülüyor.
 
Son düzenleme:
Burada argüman olarak sunulan düşüncelerin mahkeme önünde geçerliliği olacağını sanmıyorum.

Plancı zaten planı 0,50 olarak hazırlamış, kazanç paylaşımına dönük bir teklif sunmuş. O süreçte %14 karşılığı 3,5-4 katı emsale imza atarken baskı altındaydık iddiasını mahkeme kabul etmeyecektir.

Plancı 36 aylık sözleşme süresi içinde işlemleri tamamlayıp tapuları tescil ettirerek zaten 2018 yılında o ücreti almaya hak kazanmış. Bahse konu mahkeme kararıyla yapılan revizyon ise bundan 7 yıl sonra gerçekleşiyor. Ortadaki borcu 7 yıl ödemeyip sonradan değişen şartları sözleşmeden caymak için kullanmayı da mahkeme kabul etmeyecektir.

Öyle bir durumda örneğin bankadan dövizle kredi çekmiş olan herkesin döviz çok yükseldi diyerek borcunu sildirmeye kalkışması veya %3 ile kredi çekmiş olan birinin başka bankalar daha düşük faizle kredi veriyor diye kendi kredi sözleşmesini iptal ettirme hakkı oluyor mu? Olamaz.

Elbette plancı payı korkunç bir rant, ancak ortada rızaya dayalı yapılmış ve bundan 7 sene önce yerine getirilmiş bir sözleşme var. Şu saatten sonra o sözleşmeyi iptal edecek bir kararın çıkacağını sanmıyorum.
 
Plancı arazi sahipleriyle rızaya ve kazancı bölüşmeye dayalı şekilde iş takipçiliği sözleşmesi yapmış, bu sebeple sözleşmeleri hukuken geçersiz kılmak mümkün değil. İşin içinde hile, aldatma vesaire yok. O açıdan adamın elindeki sözleşme, süresi içinde tapu siciline işletmeyi de yerine getirdiği için eli sağlam.

Sözlesmenin temelinde de haksiz kazanç elde etmek yok mu? Adam bu sözlesmeye göre elindeki kamu imkanini haksiz zenginlesmek için kullaniyor. Normal bir ülkede basli basina bir suç yaptigi.

Diğer yandan mahkeme kararını iyi okumak lazım. Eğer mahkeme plancının verdiği yüksek emsalleri haksız bulup tamamını 0,5 e indirseydi plancıya karşı suçlama hakkımız olabilirdi.

Aksine mahkeme, bilirkişi raporuna dayalı olarak bölgenin tamamının yüksek emsale uygun olduğundan hareket ederek tüm bölgenin emslini yükseltecek şekilde kademeli emsal uygulamasını ortadan kaldırıyor. Bu da dava durumunda zaten %85 lik bölüme yüksek emsal vermiş olan plancının elini güçlendirir. Adam mahkemede çıkıp der ki, "ben zaten bölgenin bu emsale uygun olduğundan hareket edip anlaşan herkese o emsali verdim

Eger emsal herkes için 0.50'ye inseydi kesinlikle sana katilirdim. Ben %85 lik kesime yuksek emsal verildigini sanmiyorum. Benim parsel 10000m²den buyuk ve 0.50 yaziyordu emsal. Ayrica %85 büyuk bir oran, ben bu oran için anlasma yapmazdim. Plancinin bana bir gicikligi yoksa %85 ihtimalle zaten yuksek emsal alacagim garanti olmus oluyor. Diger taraftan mahkeme kalan %15'lik kisimida ortadan kadirarak bunu %100e çikartti. Bir bakima mahkeme planciya sana buradan mama yok demis.

Dedigin gibi yüklenici sozlesmedeki kendine dusen yukumlulukleri yerine getirmis ama asil amaç olan yuksek emsalden kaynakli ekonomik getirisini sözlesme koruyamamis.
 
Sözlesmenin temelinde de haksiz kazanç elde etmek yok mu? Adam bu sözlesmeye göre elindeki kamu imkanini haksiz zenginlesmek için kullaniyor. Normal bir ülkede basli basina bir suç yaptigi.



Eger emsal herkes için 0.50'ye inseydi kesinlikle sana katilirdim. Ben %85 lik kesime yuksek emsal verildigini sanmiyorum. Benim parsel 10000m²den buyuk ve 0.50 yaziyordu emsal. Ayrica %85 büyuk bir oran, ben bu oran için anlasma yapmazdim. Plancinin bana bir gicikligi yoksa %85 ihtimalle zaten yuksek emsal alacagim garanti olmus oluyor. Diger taraftan mahkeme kalan %15'lik kisimida ortadan kadirarak bunu %100e çikartti. Bir bakima mahkeme planciya sana buradan mama yok demis.

Dedigin gibi yüklenici sozlesmedeki kendine dusen yukumlulukleri yerine getirmis ama asil amaç olan yuksek emsalden kaynakli ekonomik getirisini sözlesme koruyamamis.

Plancının elinde kamu gücü yoktu. İmarsız bir bölge için plan hazırladı, kendisi ve sözleşme yaptıkları için fahiş kazanca dayalı bir imar uygulaması hazırladı ve bunu meclise sundu. Elbette neresinden baksanız kötü görünen bir iş. Ancak hukuk açısından bakıldığında ortada bir suç yok.

Çünkü plan ancak belediye tarafından kabul edilip yürürlüğe girdiği anda kamuya ait bir uygulama şeklinde dönüştü. Plancı bu işten korkunç bir rant kazanıyor (o dönemin imar uygulamalarında çok sık görülen bir durum), ancak sözleşme yapanlar da %14 karşılığında 3,5-4 misli emsal gibi büyük rant sahibi oluyorlar. Yani sözleşme imzalandığında, iş tamamlandığında iki taraf da mağdur değil. Mağdur olanlar o süreçte 0,5 emsalde bırakılmış olanlar.

Sözleşmede bağımsız olarak, 7 yıl sonra onların mağduriyeti giderildi, hatta asıl kazançlı çıkanlar onlar oldu.

Plancı gerçekten de bölgedeki arazinin %85'ine denk gelen hisse sahipleriyle sözleşme yaptı. Bu nedenle zaten çok büyük kısım 1,75 ve 2 emsalli oldu. Emsal olarak 0,5 kalanları toplarsanız imar bölgesinin %15 inden bile daha az kalmaktadır.

Plancı işi bundan 7 yıl evvel tamamlayıp ücrete hak kazanmış, mahkeme de bunu böyle görecektir. İsteğe ve rızaya bağlı sözleşmelerde mahkeme açıkça ispatlanabilecek bir sahtekarlık vs olmadıkça o sözleşmelere müdahale etmeyecektir.

Her ne kadar belediye imar sorgu sayfası daha geçen aylara kadar bütün emsalleri 0,5 olarak göstermişse de, emsallerin 1,75 ve 2 olduğu biliniyordu.

O süreçte satılmış kamu veya belediye hisselerinin açık artırma ihalelerinde 1,75 ve 2 emsal olarak gösterildiğini hatırlıyoruz.
 
Sözleşmede bağımsız olarak, 7 yıl sonra onların mağduriyeti giderildi, hatta asıl kazançlı çıkanlar onlar oldu.

iste sorun bundan kaynaklaniyor. Sözlesme yapmayanlar yapanlardan daha karli oldu. Bugun bu %85'ini elinde bulunduran arsa sahipleri imar planinin mahkemeye verilecegini ve emsalin degisecegini bilse 1'i bile sözlesme imzalamazdi.

Sözlesme emsal artisindan kaynakli arsa sahibinin edecegi kardan (veya butun hisseden artik neyse) %20 almak için duzenlenmis. Sözlesme mevcut durumda ekonomik olarak verecegi katkiyi ve amacini, anlamini yitirmis. 36 ay zaten mucbir sebepten dolayi uzamis. Yani sozlesme hala devam etmis olmasi gerekiyor, 36 ay süre bitmeden sözlesme bu sure içinde ekonomik getirisini kaybetmis hatta zarara neden olmus oluyor.

Sözlesme imzalayanlar (imzalayanlardan çok özur dileyerek) "ben yiyemiyorum malimi buyurun siz yiyin" gibi bir duruma dusmus oldu.

Bizim seninle anlasamadigimiz tek nokta burasi galiba :)
 
iste sorun bundan kaynaklaniyor. Sözlesme yapmayanlar yapanlardan daha karli oldu. Bugun bu %85'ini elinde bulunduran arsa sahipleri imar planinin mahkemeye verilecegini ve emsalin degisecegini bilse 1'i bile sözlesme imzalamazdi.

Sözlesme emsal artisindan kaynakli arsa sahibinin edecegi kardan (veya butun hisseden artik neyse) %20 almak için duzenlenmis. Sözlesme mevcut durumda ekonomik olarak verecegi katkiyi ve amacini, anlamini yitirmis. 36 ay zaten mucbir sebepten dolayi uzamis. Yani sozlesme hala devam etmis olmasi gerekiyor, 36 ay süre bitmeden sözlesme bu sure içinde ekonomik getirisini kaybetmis hatta zarara neden olmus oluyor.

Sözlesme imzalayanlar (imzalayanlardan çok özur dileyerek) "ben yiyemiyorum malimi buyurun siz yiyin" gibi bir duruma dusmus oldu.

Bizim seninle anlasamadigimiz tek nokta burasi galiba :)

Sözleşme mücbir sebeple falan uzamış değil. Plancı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmiş, 36 ay içinde işi bitirip tapuları tescil ettirmiş.

Benim bildiğim kadarıyla, direk payları üstüne almak yerine kendisi de dava sonucunu beklemiş, sebebi ise bu paylarla ilgili kendisiyle görüşenlere mahkeme sebebiyle emsaller düşerse plancı paylarını almayacağını söylemiş. Yoksa 2018'den itibaren payları kolaylıkla kendi üstüne alabilirdi. Ve sözleşmede vadettiği emsaller aynen kaldığı için şimdi de o payları rahatlıkla alabilir.

Diğer yandan plancı o payları patronu için devralıyor, yoksa böyle milyarlık pasta kendisine ait değil. Daha işin başında güzel bir ücret karşılığı işi yapmış. Ancak o ücret plancı paylarıyla kıyaslanınca denizde bir damla sayılır. Zamanında planı yaptıran, şimdi de plancı paylarına konan kişi malum, parsel parsel deyince herkes tanır.

Belki prim olarak şimdi devraldığı plancı paylarından da küçük bir hisse alıyor olabilir, ancak o paylar plancının cebine gitmiyor.

Mr. Parsel Parsel o dönemdeki bütün imar işlerinde bu şekilde çalışmış. Mesela Aşağıyurtçu'da milletin arsasının %8 ini almış vesaire. Bir adamına plan hazırlatmış, tabii arsa sahiplerinden bu şekilde pay almış, sonra da o planları mecliste tereyağından kıl çeker gibi onaylatıp bitirmiş.
 
Sözleşme mücbir sebeple falan uzamış değil. Plancı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmiş, 36 ay içinde işi bitirip tapuları tescil ettirmiş.

Benim bildiğim kadarıyla, direk payları üstüne almak yerine kendisi de dava sonucunu beklemiş, sebebi ise bu paylarla ilgili kendisiyle görüşenlere mahkeme sebebiyle emsaller düşerse plancı paylarını almayacağını söylemiş. Yoksa 2018'den itibaren payları kolaylıkla kendi üstüne alabilirdi. Ve sözleşmede vadettiği emsaller aynen kaldığı için şimdi de o payları rahatlıkla alabilir.

Diğer yandan plancı o payları patronu için devralıyor, yoksa böyle milyarlık pasta kendisine ait değil. Daha işin başında güzel bir ücret karşılığı işi yapmış. Ancak o ücret plancı paylarıyla kıyaslanınca denizde bir damla sayılır. Zamanında planı yaptıran, şimdi de plancı paylarına konan kişi malum, parsel parsel deyince herkes tanır.

Belki prim olarak şimdi devraldığı plancı paylarından da küçük bir hisse alıyor olabilir, ancak o paylar plancının cebine gitmiyor.

Mr. Parsel Parsel o dönemdeki bütün imar işlerinde bu şekilde çalışmış. Mesela Aşağıyurtçu'da milletin arsasının %8 ini almış vesaire. Bir adamına plan hazırlatmış, tabii arsa sahiplerinden bu şekilde pay almış, sonra da o planları mecliste tereyağından kıl çeker gibi onaylatıp bitirmiş.
O zaman neyi bekliyor niye almıyor.ölen var kaybolan var.bizim alacağımız olsa beklermiyiz.zaman geçtikçe alacakları riske girer
 
Sözleşme mücbir sebeple falan uzamış değil. Plancı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmiş, 36 ay içinde işi bitirip tapuları tescil ettirmiş.

Benim bildiğim kadarıyla, direk payları üstüne almak yerine kendisi de dava sonucunu beklemiş, sebebi ise bu paylarla ilgili kendisiyle görüşenlere mahkeme sebebiyle emsaller düşerse plancı paylarını almayacağını söylemiş. Yoksa 2018'den itibaren payları kolaylıkla kendi üstüne alabilirdi. Ve sözleşmede vadettiği emsaller aynen kaldığı için şimdi de o payları rahatlıkla alabilir.

Diğer yandan plancı o payları patronu için devralıyor, yoksa böyle milyarlık pasta kendisine ait değil. Daha işin başında güzel bir ücret karşılığı işi yapmış. Ancak o ücret plancı paylarıyla kıyaslanınca denizde bir damla sayılır. Zamanında planı yaptıran, şimdi de plancı paylarına konan kişi malum, parsel parsel deyince herkes tanır.

Belki prim olarak şimdi devraldığı plancı paylarından da küçük bir hisse alıyor olabilir, ancak o paylar plancının cebine gitmiyor.

Mr. Parsel Parsel o dönemdeki bütün imar işlerinde bu şekilde çalışmış. Mesela Aşağıyurtçu'da milletin arsasının %8 ini almış vesaire. Bir adamına plan hazırlatmış, tabii arsa sahiplerinden bu şekilde pay almış, sonra da o planları mecliste tereyağından kıl çeker gibi onaylatıp bitirmiş.
Hayır hocam tescil edilme gibi bir durum söz konusu değil yanlış biliyorsunuz plancı sözleşmeden sonra herhangi bir tescil yapmadı tarafımıza 10 sene öncesinden bahsediyorum
 
Sözleşme mücbir sebeple falan uzamış değil. Plancı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmiş, 36 ay içinde işi bitirip tapuları tescil ettirmiş.

Benim bildiğim kadarıyla, direk payları üstüne almak yerine kendisi de dava sonucunu beklemiş, sebebi ise bu paylarla ilgili kendisiyle görüşenlere mahkeme sebebiyle emsaller düşerse plancı paylarını almayacağını söylemiş. Yoksa 2018'den itibaren payları kolaylıkla kendi üstüne alabilirdi. Ve sözleşmede vadettiği emsaller aynen kaldığı için şimdi de o payları rahatlıkla alabilir.

Diğer yandan plancı o payları patronu için devralıyor, yoksa böyle milyarlık pasta kendisine ait değil. Daha işin başında güzel bir ücret karşılığı işi yapmış. Ancak o ücret plancı paylarıyla kıyaslanınca denizde bir damla sayılır. Zamanında planı yaptıran, şimdi de plancı paylarına konan kişi malum, parsel parsel deyince herkes tanır.

Belki prim olarak şimdi devraldığı plancı paylarından da küçük bir hisse alıyor olabilir, ancak o paylar plancının cebine gitmiyor.

Mr. Parsel Parsel o dönemdeki bütün imar işlerinde bu şekilde çalışmış. Mesela Aşağıyurtçu'da milletin arsasının %8 ini almış vesaire. Bir adamına plan hazırlatmış, tabii arsa sahiplerinden bu şekilde pay almış, sonra da o planları mecliste tereyağından kıl çeker gibi onaylatıp bitirmiş.
Adamin ensesinde olduklari için belkide almak istemiyor parselci.

Hükumet degistigi anda gel bakalim anlat hele bu isler neyin nesi diyecekler. Daha da çok batmamak için burasini kendi haline birakmista olabilir. Bu da bir ihtimal.
 
Hayır hocam tescil edilme gibi bir durum söz konusu değil yanlış biliyorsunuz plancı sözleşmeden sonra herhangi bir tescil yapmadı tarafımıza 10 sene öncesinden bahsediyorum
Tescilden kasıt, planın mecliste onaylanıp kesinleşmesinden sonra tapuda arsaya dönüşme olayı.

Benim bildiğim 2018'de bütün parseller tapuda imarlı arsa vasfına kavuştu.
Zaten plancının sözleşmede belirttiği görevi de buydu.

Ben 2019'da satın aldığımda imarlı yani arsa tapusu aldım.
 
İzin verilmeme işi yok dün belediyeye arkadaşım gitmiş belediyeyedeki arkadaş kimlerin olduğunu dememiş ama ruhsatını bekleyen işlemleri tamamlayan ciddi sayı var yakında sonuçlananlar olur bilginiz olur bölgede demişler memurlar haberiniz olsun
 
İzin verilmeme işi yok dün belediyeye arkadaşım gitmiş belediyeyedeki arkadaş kimlerin olduğunu dememiş ama ruhsatını bekleyen işlemleri tamamlayan ciddi sayı var yakında sonuçlananlar olur bilginiz olur bölgede demişler memurlar haberiniz olsun

Ben de aynı şekilde duyum aldığımı geçen gün yazmıştım. Çok sayıda ruhsat başvurusu var ve hala Dodurga'yı kötülemekle kendini avutanların yakında ağızları açık kalacak :D:D
 
Ben de aynı şekilde duyum aldığımı geçen gün yazmıştım. Çok sayıda ruhsat başvurusu var ve hala Dodurga'yı kötülemekle kendini avutanların yakında ağızları açık kalacak :D

İzin verilmeme işi yok dün belediyeye arkadaşım gitmiş belediyeyedeki arkadaş kimlerin olduğunu dememiş ama ruhsatını bekleyen işlemleri tamamlayan ciddi sayı var yakında sonuçlananlar olur bilginiz olur bölgede demişler memurlar haberiniz olsun

yetiş Ahmet!!!
hemmen bir olumsuz cevap ver.
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

 
Dodurga için mütahitler yüzde kaç verebilir genel olarak yüzde 40,43,45 olabilirmi ? 10.682m2 için. altyapı da sanırım az kaldı.
2,00 emsal yerler için %50 50 artı bir miktar para şeklinde anlaşma istiyorlardı mal sahipleri bildiğim kadarıyla. 1,75 konut imarlı yerler içinde %50 50 kurtarır müteahhiti fakat bina çok kaliteli olsun derseniz payınızdan %1-5 arası feragat edebilirsiniz.
 
Geri
Üst Alt