Tuluat Tiyatrolarının Afiş Asıcıları Ve Sokak Estetiği

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Emir
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Bugün billboardlarla, LED ekranlarla kaplanmış şehir duvarlarının bir zamanlar bambaşka bir dili vardı. O dilin en coşkulu sözcükleri ise tuluat tiyatrolarının afişleriydi.

Ve o afişleri, sabahın ilk ışığında ya da gece yarısı gizlice, tutkuyla, dikkatle yapıştıran birileri vardı: afiş asıcıları.

🪧 Onlar sadece kâğıt yapıştıran işçiler değil, aynı zamanda sokak tiyatrosunun ilk habercileriydi.
🎩 “Kel Hasan Efendi bu akşam sahnede!”, “İbiş gene işler karıştırıyor!” gibi yazılar, mahallelinin neşesini belirlerdi.
🎭 Tiyatroya gitmeden önce oyun afişini duvarda görmek, seyircinin merakını kamçılardı — çünkü her afiş, bir sahnenin kapısını aralardı.

Afiş asıcılar, tiyatronun uzatılmış eli gibiydi.
🛵 Kimi zaman bir bisikletin arkasında, kimi zaman omzunda afiş ruloları ile mahalle mahalle dolaşır, duvarların nabzını tutarlardı.
📌 Elinde fırça, belki çürümüş bir yapıştırıcı tenekesi; sırtında İstanbul’un gürültüsü...
🌧️ Yağmurda afişi korumaya çalışır, bazen karanlıkta duvara sığdırmaya çalıştığı “perşembe matineleri” yazısına takılırdı gözleri.

Ama şimdi ne tuluat kaldı sokakta, ne de duvarlara şiir gibi asılan o afişler.
Yerlerini dijital afişler, kaydırarak geçilen duyurular aldı.

💬 Siz hiç duvarda bir oyun afişi görüp de merakla tiyatroya gittiğiniz oldu mu?
📜 Tiyatro sadece sahnede mi yaşar, yoksa sokaklarında da mı bir tarihi vardır?
🖼️ Bugünün sokaklarında hâlâ böyle bir iz bırakılabilir mi?
 
Konu sahibi
file_000000000d5061fdbc74fb17d85f6d7c.webp
 
Geri
Üst Alt