Dikkatimi çeken şey ise özellikle Anadolu'da bazı hat geçişlerinin çok alakasız olması. Örneğin, 15F'de 1 gün çalışan aracın 1 gün için 11ÇB'ye (bu ikisi Beykoz hattı) geçişinde arada 132C'ye (Sultanbeyli hattı) 1 gün gönderilmesi. Bir diğer örnek ise, 3 gün çalışılan 18K hattıyla 3 gün çalışılan 18Ü hattının (bu ikisi Sultanbeyli hattı) arasında 1 gün için 19F'ye (Kadıköy hattı) gönderiliyor.
İşte bu dediğin, birbirlerinden alakasız yerdeki hatlara saçma araç ataması yüzünden bir sıkıntı olduğu ortada.Ölü kilometre artıyor.Alakasız yerlere birer gün arayla araç göndermek mantıksız.Mevcut İETT yönetiminin ölü kilometreyi azaltmak için garaj yaptığını düşünürsek,İETT’nin misyonuna ters bir durum.Mazot paraları tamamen İETT tarafından karşılanıyor.
He şu vardır; İETT Savaş Petrol araçlarını koyduğu hatlardaki kendi şoförlerini işten çıkartıyordur yani hatlarda hem araç azaltılıyordur hem de maliyeti azaltmak için
şoförler işten çıkartılıyordur.O zaman mevcut hareketin gelir-gider dengesi İETT lehine değişir ki böyle bir durum da yok.
Misal 97M’den çıkan 6 Savaş Petrol aracı yerine İETT hiç kendi aracını koymazdı ama direk 6 araç yerine 6 araç koydu.Savaş petrol araçlarının çıktığı diğer bütün hatlar için de geçerli bu durum.) Sefer saatlerini azaltırdı.Anlardım.
Denilenlere göre şoförlerin haberleri bile yokmuş.Bu, bana göre bu hareketin aniden alınmış bir karar olduğunu gösteriyor.Önceden böyle bir kararın alınabileceği düşünülüyor bile olsaydı,Savaş petrol şoförlerinin haberleri olurdu mutlaka.Söylentileri olurdu.
Son olarak da Savaş Petrolün mahkemeyi kazanmasıyla, bu durumun aynı zamanda ortaya çıkması tesadüf değildir bana göre.
Bence bir sıkıntı var.Burda olan maalesef şoförlere oluyor.