İzmir İnşaat Gelişmeleri

enstanya

Astsubay
Katılım
22 Eki 2025
Mesajlar
475
Beğeni
733
Puanları
193
1/3
Konu sahibi

Bayraklı'ya bir gökdelen daha geliyor: 8,2 milyar TL’lik bütçe​

İzmir’in gökdelenler bölgesi olarak bilinen Bayraklı’da yeni bir proje için adım atıldı. Ziraat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., Salhane Mahallesi’nde bin 34 bağımsız bölümden oluşan yaklaşık 12 katlı proje için ÇED başvurusunda bulundu.​


Ziraat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Ziraat GYO), İzmir’in en değerli taşınmazları arasında yer alan ve geçmişte Eyilik Ailesi’ne ait Kula Mensucat Fabrikası olarak kullanılan Bayraklı’daki arazi için yüklenici firma olarak Kuzu İnşaat'ın seçilmesinden ardından, ÇED başvurusunda bulundu.

İzmir İli, Bayraklı İlçesi, Salhane Mahallesi, 40022 ada 3 nolu parselde hayata geçirilecek proje, toplam 42 bin metrekarelik alanda yükselecek. Proje alanının tamamı ÇED kapsamına alındı. Ziraat GYO, yaklaşık 8 milyar TL yatırım bedeline sahip projede yüklenici olarak Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.’yi seçmiş, ilgili sözleşme geçtiğimiz günlerde imzalanmıştı.

“İzmir Bayraklı Projesi” adıyla geliştirilen yatırımda konut, ofis, home ofis ve ticari alanlardan oluşan bin 34 bağımsız bölüm yer alacak. Projenin inşaat sürecinde yaklaşık 900 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. Çalışmaların 60 ay sürmesi öngörülürken işletme aşamasında projede 100 kişilik sürekli istihdam sağlanacak. Ayrıca 851 konutta, konut başına ortalama 2 kişi hesabıyla bin 702 kişinin daimi olarak ikamet etmesi bekleniyor. Projede A, B, C, D ve E blokları yer alacak. Özellikle 39 katlı C Blok ve 30 katlı D Blok, Bayraklı’nın siluetini belirleyen yapılar arasında yer alacak. Toplamda 314.488 metrekare kapalı alan ve 25.921 metrekare açık alan planlandı.

ZİRAAT GYO'NUN EN BÜYÜK PROJELERİ ARASINDA

Ziraat GYO’dan yapılan açıklamada, arsanın yüzde 50’sinin şirkete, kalan yüzde 50’sinin ise T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ile T. Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı mülkiyetinde bulunduğu hatırlatıldı. 306 bin 707 metrekare inşaat alanına sahip İzmir Bayraklı Karma Projesi’nin, şirketin bugüne kadar hayata geçirdiği en büyük projelerden biri olduğu vurgulandı.

PROJE DETAYLARI VE BLOK YAPILARI​

Proje kapsamında planlanan bloklar, modern mimari anlayışıyla tasarlanıyor.

A Blokları:

A-1: 9 normal kat + çatı katı, oturum alanı 963,21 m²

A-2: 11 normal kat + çatı katı, oturum alanı 963,21 m²

A-3: 13 normal kat + çatı katı, oturum alanı 986,73 m²

A-4: 15 normal kat + çatı katı, oturum alanı 953,79 m²

B Blokları:

B-1: 7 normal kat + çatı katı, oturum alanı 1.109,87 m²

B-2: 9 normal kat + çatı katı, oturum alanı 1.220,04 m²

B-3: 11 normal kat + çatı katı, oturum alanı 1.117,93 m²

C, D ve E Blokları:

C Blok: 39 normal kat + çatı katı, oturum alanı 2.815,88 m²

D Blok: 30 normal kat + çatı katı, oturum alanı 4.440,03 m²

E Blok: 12 normal kat + çatı katı, oturum alanı 1.296,07 m²

Her blok, B1, B2 ve B3 olmak üzere üç bodrum kat ve zemin kat içeriyor.
1770391795429.png
 
Konu sahibi

Mahkemeden dönen Sabancı planlarına onay!​

TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından yargıya taşınan ve aralarında Sabancı Holding’e ait parsellerin de bulunduğu Bayraklı Salhane’deki imar planı değişikliği mahkemeden dönmüştü. İptal sonrası yeniden hazırlanan plan ise jet hızıyla İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden onay aldı.​

Bayraklı Belediyesi, Adalet Mahallesi (tapuda Salhane) sınırlarında yer alan 69 bin 830 metrekare büyüklüğündeki 9 parsele ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nı geçtiğimiz yıl askıya çıkarmıştı. 8720, 8721, 8722, 8723 ve 1144 nolu adalar ile çevresini kapsayan düzenleme, merkezi iş alanı ve park alanında kalan parsellerde değişiklik öngörüyordu.

Plan değişikliğiyle birlikte bölgede 3,5 emsal yapılaşma hakkı tanınırken, planlama sahasında 200 metre uzunluğunda yapı yapılabilmesinin önü açılmıştı. Düzenleme, yeni yüksek katlı yapıların inşasına imkân sağlaması nedeniyle tartışma yaratmıştı.

Söz konusu plan, TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından dava konusu yapıldı. Dava dilekçesinde; planın ilave inşaat alanı artışı getirdiği, buna bağlı nüfus artışına yönelik donatı ve altyapı analizlerinin yeterli olmadığı, İzmir Yeni Kent Merkezi bütünlüğü içinde ele alınmadığı ve kamu yararı ilkesini karşılamadığı ileri sürüldü.

MAHKEMEDEN DİKKAT ÇEKEN KARAR
Davaya bakan İzmir 7. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda plan değişikliğini iptal etti. Kararda; plan raporunun bilimsel ve teknik gerekçelerden yoksun olduğu, nüfus yoğunluğu ve donatı dengesine ilişkin analizlerin yeterli yapılmadığı, plan sınırı değişmesine rağmen etki değerlendirme raporunun hazırlanmadığı ifade edildi. Ayrıca Bornova Deresi yanındaki gölet alanının konum ve büyüklüğünün değiştirilmesinin taşkın riski açısından sorun yaratabileceğine dikkat çekildi.



PLANLAR YENİDEN MECLİSTE
Mahkeme kararının ardından plan yeniden düzenlendi. Revize edilen 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı, önce İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nda oybirliğiyle uygun bulundu, ardından İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edildi.

Meclis gündeminde yer alan maddede, söz konusu adaları kapsayan bölgenin mahkeme kararları doğrultusunda yeniden düzenlenmesine ilişkin plan önerisinin uygun bulunduğu belirtildi. Yeni planların önümüzdeki günlerde askıya çıkarılması bekleniyor.





Gündem maddesi şu şekilde:

Bayraklı ilçesi, Salhane Mahallesi, 8720, 8721, 8722, 8723 ve 1144 nolu adalar ve çevresini kapsayan bölgenin, İzmir 7. İdare Mahkemesinin 19/12/2025 tarih, 2025/48 E. 2025/1801 K. sayılı ile 2025/49 E. 2025/1802 K. sayılı Kararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesine yönelik 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı önerisinin oybirliği ile uygun bulunduğuna ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonu Raporu. (Imar ve Şehircilik Dai.Bşk.E.2873018)



PİYALE FABRİKASI VARDI
Söz konusu parsellerin bir kısmında ise İzmir'in simge sanayi kuruluşlarından Piyale Fabrikası vardı. Türkiye'nin ilk makarna fabrikası, 1922 yılında Hasan Tahsin Piyale tarafından kurulmuştu. 2001'de yaşanan ekonomik krizde büyük darbe aldı.

SABANCI SATIN ALMIŞTI
'Türkiye'yi makarna ile tanıştıran marka' olarak bilinen Piyale Makarna Fabrikası, 2002'de Sabancı Holding sermayesiyle kurulan GıdaSA Grubu tarafından satın alınmıştı. Fabrika, 2007 yılında kapatıldı, üretim Sabancı'nın, Sakarya'daki tesislere taşınmıştı. Sabancı fabrikanın taşınmasının ardından fabrika alanına AVM dikmek için harekete geçmiş ancak bürokratik engellere takılmıştı.
 
Konu sahibi
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Spine Axis
Izmir, Turkey


Kaynak

İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Bölümü ARC301 Tasarım Stüdyosu kapsamında, Hikmet Eldek Güler, Sibel Macit İlal, Erdal Uzunoğlu, Cenk Öztibet ve Güzide Budun yürütücülüğünde Doğukan Ülgener ve Özlem Özoğlu tarafından Buca-Koop bölgesi için geliştirilen pazar yeri projesi.

İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Bölümü stüdyosu kapsamında tasarlanan proje, Buca’nın zorlu çanak topoğrafyasını “kentsel bir omurga” ile aşarak, ilçenin bağcılık mirasını modern bir pazar yeri kurgusuyla yeniden canlandırıyor.

Bağlam ve Morfolojik Sorun: Kopukluk
Buca-Koop, İzmir’in çeperinde gelişen, yoğun konut dokusunun ve topoğrafik eşiklerin kentsel akışı kesintiye uğrattığı bir yerleşim karakterine sahiptir. Proje alanı, doğal bir çanak (bowl-shaped) formu oluşturarak çevresinden yalıtılmış, tek cepheden erişim veren içe dönük bir kentsel boşluk olarak tariflenir. Bu durum, pazar alanını kentli için erişilebilir bir “meydan” olmaktan çıkarıp, sadece işlevsel bir alışveriş noktasına indirgemektedir. Temel tasarım sorunsalı; bu kopuk “çukur” alanın, nasıl yeniden kentin akışkan bir parçası haline getirileceği üzerinedir.

Tasarım Stratejisi: Kentsel Bir Protez Olarak “Omurga”
Projenin ana kurucu kararı, arazinin dezavantajlı topoğrafyasını bir engel olarak değil, mekânsal bir potansiyel olarak ele almaktır. “Spine Axis” (Omurga Aksı), araziye dışarıdan saplanan ve kentsel kotu pazarın merkezine taşıyan lineer bir arayüz olarak kurgulanmıştır. Bu aks, sadece bir sirkülasyon elemanı değil; kopuk iki yakayı (üst yol ve alt pazar kotu) birbirine diken cerrahi bir müdahale, kentsel bir protezdir. Kırmızı rengi ve baskın formuyla ayrışan bu omurga; kullanıcıyı üst kottan alarak yapının içine, üretim atölyelerine ve sosyal birimlere sızdırır. Böylece pazar yeri, içine girilen kapalı bir kutu olmaktan çıkıp; içinden geçilen, deneyimlenen ve sokak yaşantısının devam ettiği bir güzergâh haline gelir.

Belleğin Mekânsallaşması: Levanten Mirası ve Üretim
Buca’nın tarihsel katmanlarında güçlü bir yer tutan, ancak günümüzde betonlaşma ile silinmeye yüz tutmuş Levanten bağcılık kültürü (Viticulture), projenin programatik omurgasını oluşturur. Pazar alanı sadece tüketim odaklı bir “alışveriş” mekanı olarak değil; üretimin, tadımın ve atölye faaliyetlerinin yer aldığı bir “kültürel üretim merkezi” olarak yeniden tariflenmiştir. Mimari kurgu, bu üretim pratiğini yapının bir parçası haline getirir. Üzüm atölyeleri, tadım alanları ve pazar tezgahları; omurga etrafında eklemlenen modüler birimler olarak tasarlanmıştır. Bu sayede yapı, geçmişin üretim hafızasını bugünün modern kentli pratiğiyle (gastronomi, workshop, etkinlik) hibritler.

Zamansal Esneklik: 7/24 Yaşayan Kamusal Zemin
Pazar yerlerinin en büyük handikapı olan “haftanın bir günü yaşayıp diğer günler ölü mekana dönüşme” sorunu, esnek bir mekânsal strateji ile aşılmıştır. Arazinin çanak formunun yarattığı doğal eğim, pazarın kurulmadığı günlerde açık hava sinemasına, amfitiyatroya ve forum alanına dönüşen “kentsel cepler” yaratmak için kullanılmıştır. Arka cephede oluşan ve genellikle atıl kalan “artık alanlar” (residual spaces), iklimsel olarak korunaklı, mahallelinin günün her saati kullanabileceği pasif rekreasyon alanlarına dönüştürülmüştür. Çelik makaslarla geçilen geniş açıklıklı üst örtü, yarı açık ve geçirgen yapısıyla doğal ışığı ve havayı içeri alırken, pazar alanını tanımlı ama sınırsız bir kamusal saçak altına alır.

Sonuç: Bir Arayüz Olarak Mimarlık
Spine Axis, Buca’da topoğrafya ve kent arasına sıkışmış bir boşluğa verilen mimari bir cevaptır. Bu cevap, sadece bir bina inşa etmek değil; kopuk kentsel parçaları birbirine bağlayan, geçmişin üretim kültürünü bugünün sosyal yaşamına entegre eden ve topoğrafyayı yaşamın bir parçası kılan yeni bir kentsel omurga inşa etme girişimidir.



Image



Brick PC game Courtyard



Diagram Plan




Plan Map Bird's-eye view Intersection
 
Konu sahibi

Varlık Fonu’ndan liman için yeni hamle... Otel ve AVM geliyor!​

İzmir Alsancak Limanı'nın yük bölümünü sessiz sedasız hükümete yakın bir gruba devreden Türkiye Varlık Fonu'nun tartışılacak bir hamle daha yapmaya hazırlandığı belirtiliyor. Buna göre limanın yolcu bölümündeki tüm binalar yıkılarak, içinde otel, lüks markaların yer aldığı alışveriş merkezi ve restoranların olduğu Galataport benzeri bir proje ile turizm gruplarından birine verilecek. Söz konusu devrin çok yakında gerçekleşeceği belirtiliyor.

1772133633681.png


Türkiye Varlık Fonu’nun TCDD İzmir Alsancak Limanı’nın yük bölümünün işletmesini sessiz sedasız hükümete yakın Albayrak Grubu’na devretmesinin ardından, Fonun limanla ilgili tartışma yaratacak bir karar daha aldığı iddia edildi.

Tekreferans.com’un edindiği bilgilere göre, Varlık Fonu limanın lüks yolcu gemileri olan kruvaziyer gemilerinin yanaştığı bölümünü daha cazip hale getirmek için bazı kararlar aldı. Buna göre şu an yolcu iskelelerinin bulunduğu bölümdeki var olan tüm binalar tamamen yıkılacak. Yıkılan alan üzerine içinde otelin, alışveriş merkezinin ve restoranların olduğu ve İstanbul’daki Galataport’a benzer bir kompleks kurulacak. Rıhtımlarda da ciddi değişiklik yapılacak.



FON TURİZM GRUPLARIYLA TEMASTA


Bu yatırımları, limanın yolcu bölümünü devralacak olan turizmde profesyonelleşmiş gruplardan biri gerçekleştirecek. Fonun bu konuda kruvaziyer liman işleticilerinin yanı sıra çeşitli turizm gruplarıyla da temas halinde olduğu belirtiliyor. Hatta bu iş için yeni bir firmanın da kurulmasının gündeme gelebileceği konuşuluyor. Türkiye Varlık Fonu’nun yük limanını aniden ve sessizce Albayrak Grubu’na devrettiği gibi, yolcu rıhtımlarının da bir yatırımcıya devrini kısa süre içinde somutlaştırabileceği dile getiriliyor.

Söz konusu proje sadece kruvaziyer gemileriyle gelen yolculara değil İzmirlilere de açık olacak. Başta Kordon ve Kemeraltı esnafı olmak üzere İzmir’deki esnafın ve trafik yoğunluğunu artıracağı için vatandaşların böyle bir projeye temkinli bakması bekleniyor.

BİNALİ YILDIRIM DA DENEMİŞTİ

İzmir Ticaret Odası’nın Eski Başkanı Ekrem Demirtaş’ın 2010 yılında hazırladığı, Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da onayladığı planlar kapsamında, 15 yıl önce de limanın yolcu bölümüne otel ve dev bir AVM’nin yer alacağı bir turizm-ticaret merkezi kurulması gündeme gelmişti. Bu doğrultuda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca hazırlanan proje ihalesine sadece Balçova’daki Kaya Otel’i işleten Kaya Holding teklif vermiş, ihale kamuoyundaki tepkiler ve tek teklif verilmesi nedeniyle iptal edilmişti. (Sinan Doğan/Tek Referans)
 

Varlık Fonu’ndan liman için yeni hamle... Otel ve AVM geliyor!​

İzmir Alsancak Limanı'nın yolcu bölümündeki tüm binalar yıkılarak, içinde otel, lüks markaların yer aldığı alışveriş merkezi ve restoranların olduğu Galataport benzeri bir proje ile turizm gruplarından birine verilecek.
Eğer şuan ordaki binalar eski-püskü varoş halde ise Galataport tarzı bir şey turizme baya fayda sağlar...🙏💯✅
Resimlerden şuankı hali pek güzel gözükmüyor.

O kadar mahalle nufusu kadar insan geliyor kruvaziyer gemilerinden; elit, güzel bi altyapı yapılır umarım👏
 
Son düzenleme:
Konu sahibi
İzmir’e tarih damgalı sevgi yolu

2 Mart 2026 Pazartesi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın öncülüğündeki Güzel İzmir Hareketi, Bayraklı Sevgi Yolu'nu baştan aşağı yeniliyor. Smyrna Höyüğü’nden ilham alan proje ile 335 metrelik aks, hem kültürel vitrin hem de ticari cazibe merkezi olacak.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan Güzel İzmir Hareketi tarafından Bayraklı Sevgi Yolu tasarım projesi hazırlandı. Bayraklı’daki Smyrna Höyüğü’nden (eski Smyrna) referans alınarak oluşturulan tasarımların yer alacağı yol, kentin simge noktalarından biri haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol, Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile ilgili diğer daire başkanlıkları tarafından sahada uygulama süreçleri sürdürülen proje kapsamında Bayraklı Sevgi Yolu, tarihin izlerini geleceğe taşıyan nitelikli ve modern bir görünüme kavuşacak.

Kültürel aks oluyor
Bayraklı Sevgi Yolu Sokak Düzenlemesi Projesi alanı Bayraklı’da 335 metre uzunluğunda, yaya öncelikli bir ticaret aksı olarak hizmet veriyor. Doğu tarafında Ord. Prof. Ekrem Akurgal Caddesi ile kesişen sokağın batı ucunda Zeki Yavaş Sokak bulunuyor. Yolun doğu girişi Smyrna Bayraklı Höyüğü girişine 240 metre uzaklıkta yer alıyor.
Smyrna Höyüğü, İzmir’in tarihsel çekirdeğini oluşturan en eski yerleşim alanları arasında. Proje; Bayraklı Sevgi Yolu çevresinde yer alan modern kentsel dokunun, binlerce yıllık bir yerleşim sürekliliği üzerine kurulu olduğunu ortaya koyacak. Böylece Sevgi Yolu, yalnızca günümüz Bayraklısında bir yaya aksı değil, aynı zamanda İzmir kentinin tarihsel gelişim hattına doğrudan temas eden bir kültürel aks niteliği taşıyacak. Sevgi Yolu yeni haliyle İzmir için kültürel, tarihi, turistik ve ticari bir cazibe merkezi haline gelecek.

Arkeolojik buluntulardan referans alındı
Aks üzerindeki belirli odak noktalarında uygulanan podima (yürüme yolu) zemin kaplamalarında, Antik Smyrna Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan arkeolojik buluntulardaki bezeme ve motif repertuvarından referans alındı. Bu zemin dokusu, modern malzeme kullanımıyla yeniden yorumlandı. Podima yüzeylerdeki desen geçişleri, Smyrna’nın farklı dönemlerine ait kültürel katmanları sembolik biçimde yansıtacak. Ayrıca doğal taş zemin kaplaması üzerine, tarihsel referans noktalarına yönlendirme sağlayan mesafe bildirimli yer işaretleri entegre edildi.
Höyükteki prehistorik oval planlı ev tipolojisinden ilham alınarak tasarlanan çağdaş üst örtü ve oturma birimleri ile höyükten çıkarılan buluntulardaki desenlerden ilham alınan üçgen formlu kentsel donatılar, geçmişteki barınma biçimlerinin mekânsal hafızasını ve kültürel izlerini günümüze taşıyor. Bu elemanlar hem gölgelik hem de dinlenme alanı işlevi görüyor; form ve malzeme dili açısından tarihsel referansları çağdaş kent mobilyasına dönüştürüyor.

Aydınlatmasıyla öne çıkacak
Proje kapsamında aynı zamanda sokak aydınlatma sisteminin; enerji verimliliği yüksek, homojen ışık dağılımı sağlayan ve yaya güvenliğini artıran armatürlerle yenilenmesi öngörüldü. Aydınlatma elemanları, aks boyunca görsel konforu destekleyecek şekilde konumlandırılarak gece kullanım senaryolarına uygun, süreklilik arz eden bir aydınlatma kurgusu oluşturuldu.

1772471818632.png

1772471832772.png

1772471881972.png

1772471893666.png

1772471908537.png

1772471928329.png

1772471944940.png

1772471952232.png
 
Neden İzmir onu da anlamıyoruz git Sakaryaya Kocaeliye Konyaya niye İzmir ya Böyle gökdelenlere artık izin verilmemeli Avrupa gökdelen dikdirtmez biz gökdelen ülkesi olucaz Dubai miyiz biz? Güzelim İzmiri mahvetmekten başka hiç bir işleri yok
 
Geri
Üst Alt