Gelin Alma Adeti

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Emir
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Sokak aralarında aniden peydah olan, sükuneti iğdiş eden ve mahalle sakinlerinin huzur hakkına kasteden o meşhur gelin alma seansları, modern zamanların ortasında adeta birer anakronizm abidesi olarak yükseliyor. Bu öyle bir seremoni ki, sokağın girişine mevzilenen davul ve zurnanın yarattığı desibel kirliliği, sadece mahallelinin sinir uçlarını değil, sağduyunun sınırlarını da zorluyor.

Huşu içinde bir vuslatın müjdecisi olması beklenen bu gürültülü aksiyon, maalesef ki estetikten azade, gürültüden ibaret bir kaos tiyatrosuna dönüşmüş durumda. Her şeyden bihaber bir öğle uykusuna yatmış bebeğin yahut sükunet arayan bir yaşlının hakkı, gelenek adı altındaki bu hoyrat kakofoniye kurban ediliyor. Kamusal alanın bu denli fütursuzca işgali, çevreye verilen rahatsızlığı bir nevi bahtiyarlık, saadet kılıfıyla meşrulaştırmaya çalışsa da, ortaya çıkan manzara medeniyet tasavvuruyla fersah fersah zıtlık teşkil ediyor.

Meselenin asıl mizahi ve bir o kadar da düşündürücü kısmı ise, o "Kapı açılmıyor" klişesiyle sahnelenen maddi pazarlık sahasıdır. Damat tarafının, gelini o kutsal eşikten geçirebilmek adına, bahşiş maskesi altında etrafa saçtığı paralar, aslında maddiyatla yapılan görgüsüz bir gösterişin girizgahı mahiyetindeki ilk perdesidir. Bu sahne, izleyicisine çok net bir mesaj fısıldar:

"Henüz kapı eşiğindeyken sergilediğimiz bu nakit temelli cömertlik, esasen takı töreninde vuku bulacak olan altın ve banknot sağanağının naçizane bir işaretçisidir."

Bu sembolik rüşvet mekanizması, sevginin ve aile birliğinin manevi derinliğini, bir ticaret hanesinin muhasebe kayıtlarına indirgemekten başka bir işe yaramıyor. Kısacası, mahalle ortasında icra edilen bu gürültülü ve gösterişli seremoniler, geleneksel bir motiften ziyade; çevreyi hırpalayan, sükuneti katleden ve takı törenindeki büyük finansal şovun reklam kuşağına dönüşen yersiz birer gövde gösterisidir.

34343.webp
 
Geri
Üst Alt