Aslında ulaşım dışında pek yorum yapmam ama ülkemizi sarsan bu elim olaya sessiz kalmak istemedim. Nitekim bir öğretmenin, görev yaptığı okulda öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetmesi; basit bir adli vaka değildir. Bu, çökmekte olan sistemin sonucudur.
Düşünüyorum da… Gelinen tablo gerçekten tablo ürkütücü...
Yıllardır konuşuyoruz ama hiçbir şey düzelmiyor. Ülke en çok da ekonomi, hukuk, asayiş ve eğitim başlıklarında ağır bir çözülme yaşıyor. Ve artık bunun bedelini insanlar canıyla ödüyor.
1- Hukuk Sistemi
Bir ülkede suçlu, işleyeceği fiilin gerçek bir bedeli olduğunu hissetmezse o ülkede düzen kalmaz. Bugün caydırıcılık zayıf, yargı kararları tartışmalı, davalar yıllarca sürüyor. Toplumun adalet duygusu aşınmış durumda. İnsanlar "hukuk var" diye değil, "denk gelmezsem kurtulurum" diye yaşıyor. Bu, hukuk devleti için alarm değil, iflastır.
2- Ekonomi:
Uzun süredir devam eden ekonomik çöküş sadece cebimizi değil zihnimizi de yıprattı. Sürekli geçim kaygısı yaşayan, geleceğini planlayamayan, borçla dönen bir toplumda öfke birikir. Orta sınıf eridi. Yoksul daha yoksul, zengin daha zengin oldu. Bu dengesizlik sosyal gerilimi artırır. Gerilim ise en zayıf halkadan patlar.
3- Asayiş ve Can Güvenliği:
İnsan hayatının bu kadar sıradanlaştığı başka bir dönem hatırlamıyorum. Sokakta, evde, okulda… Güvende hissetmiyoruz. Kadınlar defalarca şikâyet etmelerine rağmen korunamıyor. Kaza kurşunu, rastgele şiddet, kontrolsüz öfke… Suç işleyen cesur, mağdur olan yalnız. Çünkü sistem suçluya korku vermiyor.
4- Eğitim Sistemi:
Okullar bilgi üretme ve karakter inşa etme yerleri olmaktan çıkıp sınav fabrikasına dönüştü. Bir öğrencinin öğretim hayatı boyunca kaç kere sınav stresi yaşadığını tahmin edebiliyor musunuz? Çünkü bizdeki anlayış: sınav = eğitim.
Hadi sınavı geç. Öğretmeninlerin can güvenliği yok ki. Disiplin mekanizmaları ya aşırı bürokratik ya da etkisiz. Psikolojik destek sistemleri yetersiz. Aile-okul bağları zayıf. Bir öğrencinin öğretmenine bıçak çekebildiği noktaya geldiysek, burada sadece bireysel bir öfke yoktur. Burada otorite boşluğu, ve sistemsel ihmal vardır. Bu olaydan sonra sadece basit bir başsağlığı mesajı yayınlamak veya sorumluluk makamında olanların "üzgünüz" demesi hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Öğretmenin güvenliğini sağlayamayan bir sistem, eğitim verdiğini iddia edemez açık açık söyleyeyim bunu. Zaten bir öğretmen okulda öğrencisi tarafından rahatça öldürülüyorsa, devletin en temel kurumlarından birinin güvenliğinin çöktüğünü gösterir.
Eğer okul güvenli değilse, hiçbir yer güvenli değildir. Ha bir de Yusuf Tekin denilen yobaz şahisyete de hiç saygım yok. Bu da böyle biline. Hadi eyvallah.