İstanbul'un Aşırı Nüfus Yükünü Hafifletmek Mümkün mü? Sizce Hangi Çözümler İşe Yarar?

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Emir
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Merhaba arkadaşlar,

Son resmi verilere göre İstanbul'un nüfusu 16 milyona dayanmış durumda. Trafik, konut fiyatları, kiralar, altyapı yetersizliği ve yaşam kalitesindeki düşüş hepimizin malumu. Peki bu gidişatı tersine çevirmek mümkün mü? "İstanbul nüfusu nasıl azalır?" sorusuna cevap ararken, üç temel başlık öne çıkıyor: Devlet projeleri, İç Anadolu'ya yönelik göç teşvikleri ve toplumsal farkındalık. Gelin bu başlıkları birlikte tartışalım.

1. Projeler: Altyapı Yatırımları ve Yeni İş Havzaları

İstanbul'u rahatlatmanın ilk adımı, insanların buraya gelme nedenlerini azaltmak. Sizce hangi somut projeler hayata geçirilmeli?

  • Anadolu Kaplanlarının Canlandırılması: KOBİ'lerin, sanayi ve teknoloji yatırımlarının İç Anadolu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'daki şehirlere kaydırılması için vergi avantajları ve ucuz kredi olanakları sağlanabilir mi?
  • Ulaşım ve Lojistik Merkezleri: Sivas, Kayseri, Eskişehir gibi şehirler demiryolu ve karayolu ağlarıyla birer lojistik üssü haline getirilebilir mi? Bu, iş imkanı yaratmaz mı?
  • Kamunun Taşınması: Bazı devlet kurumları ve bakanlıkların başkent Ankara dışında, farklı illere taşınması simgesel ve pratik bir çözüm olur mu?

2. İç Anadolu'ya Göç Teşvikleri: Sadece Teşvik Yeterli mi?

"Gel gitmek isteyene!" diyenler var. Peki insanları memleketlerine dönmeye veya büyük şehirlere hiç gelmemeye ikna edecek somut teşvikler neler olmalı?

  • Konut Desteği: İç Anadolu'da konut alana/almaya düşük faizli kredi, arsa tahsisi gibi destekler etkili olur mu?
  • İlk 5 Yıl Vergi Muafiyeti: Yeni iş kuran girişimcilere ve bu bölgelere yatırım yapan firmalara vergi indirimi sağlansa, istihdam artar mı?
  • Kaliteli Yaşam Vurgusu: İstanbul'daki 3 saatlik trafik, beton yığınları ve stres yerine; daha yeşil, düzenli, insani ölçekli şehirlerin "yaşam kalitesi" olarak pazarlanması gerekmez mi? "Sahilde lüks daire" hayali yerine "bahçeli ev, temiz hava, aile yanında" hayali nasıl yeniden canlandırılır?

3. Farkındalık Yaratma: Zihniyet Değişikliği Şart!

Belki de en zor kısım burası. "İstanbul mitini kırmak.

  • Medyanın Rolü: Diziler, programlar sürekli İstanbul'u mı anlatmalı? Anadolu'nun güzel, modern, başarılı hikayeleri daha çok ekranlara taşınsa, algı değişir mi?
  • Başarı Hikayeleri: Anadolu'da tutunmuş, büyümüş, mutlu ve varlıklı iş insanlarının, sanatçıların hikayeleri daha görünür olsa, gençlere ilham olur mu?
  • Yerel Yönetimlerin Çekiciliği: İstanbul'daki belediyeler, nüfus azalmasını bir "başarı ölçütü" olarak benimseyip, insanları gitmeye teşvik eden (örneğin, taşınma desteği gibi) sembolik adımlar atabilir mi? Ya da hedef hep daha fazla nüfus mı olmalı?
Düşünceleriniz?
Sizce bu fikirlerden hangisi veya hangi kombinasyonu gerçekçi ve uygulanabilir? İstanbul'un nüfusunu azaltmak bir "hayal" mi, yoksa kararlı politikalar ve toplumsal mutabakatla ulaşılabilir bir "hedef" mi? Yoksa siz farklı bir çözüm öneriniz mi var?

Özellikle İç Anadolu'da yaşayan veya İstanbul'dan taşınmış arkadaşların deneyim ve görüşleri çok değerli.
 
Bu şehir daha nereye kadar büyüyecek, merak etmiyor değilim. Artık bir de Kuzeye doğru genişliyor. Zaten İstanbul'un yüzölçümü Konya, Ankara, Sivas, Antalya veya Erzurum gibi büyük değil ki.
Artık korkuyorum Belgrad ormanlarına da göz dikilmesinden.
Gittiği yere kadar, hali hazırda arnavutkoy bölgesi büyüyor, tuzla bölgesi büyüyor, gelişme açısından demiyorum büyüklük açısından diyorum
 
Gittiği yere kadar, hali hazırda arnavutkoy bölgesi büyüyor, tuzla bölgesi büyüyor, gelişme açısından demiyorum büyüklük açısından diyorum
Evet orası öyle. Fakat daha fazla büyümemeli. Şehrin kalan son yeşil yerlerine de el atılırsa İstanbul, açık ara Lahor, Yeni Delhi'den farksız bir şehir olur. İçinde yaşamak imkansız hale gelir. Umarım bu felaket senaryosu hiç gerçekleşmez.
 
Evet orası öyle. Fakat daha fazla büyümemeli. Şehrin kalan son yvgeşil yerlerine de el atılırsa İstanbul, açık ara Lahor, Yeni Delhi'den farksız bir şehir olur. İçinde yaşamak imkansız hale gelir. Umarım bu felaket senaryosu hiç gerçekleşmez.
Maalesef önüne gecemeyecegiz istanbul da bu imkanlar olduğu sürece hem sanayi hem konut olarak büyümeye devam edecek
 
Evet orası öyle. Fakat daha fazla büyümemeli. Şehrin kalan son yeşil yerlerine de el atılırsa İstanbul, açık ara Lahor, Yeni Delhi'den farksız bir şehir olur. İçinde yaşamak imkansız hale gelir. Umarım bu felaket senaryosu hiç gerçekleşmez.
Sıra ne zaman Silivri Çatalca Köylerine gelecek acaba 2030-40'ı bulur gibi. Girilmeyecek hiçbir yer bırakmayacaklar maalesef
 
Sıra ne zaman Silivri Çatalca Köylerine gelecek acaba 2030-40'ı bulur gibi. Girilmeyecek hiçbir yer bırakmayacaklar maalesef
Gidişat o yönde ne yazık ki. İstanbul'a dünyayı sığdırmaya çalışıyorlar sanki az nüfus varmış gibi.
Ayrıca tahminimce 10 yıla kadar girilmiş olur. "3. İstanbul'u kuruyoruz" diye girerler tıpkı 5. Levent'in alakasız bir yerde kurulması gibi. Sonuçta oralar tatil kasabası olmaktan çıkar, yeni siteler ve apartmanlar yükselir.... Beylikdüzü, bile bu kadar betona gömüşmüşken çok uzak görmüyorum Silivri'ye ve köylerine girmelerini.
Gönderi otomatik olarak birleştirildi:

Maalesef önüne gecemeyecegiz istanbul da bu imkanlar olduğu sürece hem sanayi hem konut olarak büyümeye devam edecek
Maalesef ki öyle. Ancak artık frene basılması gerekiyor. Türkiye'nin kalbinin attığı kente bunu yapmak intihardır bence.
 
Bu sefer de amerikanvari yerleşimin acılarını çekeceğiz. KKTC gibi
Amerika'dan almamız gereken tek kültür.

Şekilsiz şukulsuz 8-10 katlı manzara kapatmalı binalardansa bu kültür çok daha iyi olur.

Bu tarz tek katlı evler bana huzur veriyor
 
Amerika'dan almamız gereken tek kültür.

Şekilsiz şukulsuz 8-10 katlı manzara kapatmalı binalardansa bu kültür çok daha iyi olur.

Bu tarz tek katlı evler bana huzur veriyor
Amerika’dan bence kültür alınmamalıdır. Gelecekte çok araba dostu bir yaşantı ve çok az insan yoğunluğu yaratır bu. Yaratacağı direkt insan düşmanı cadde ve sokaklara girmiyorum bile. Örnek alınacaksa bence Japonya’daki apato (bir binaya bir sürü daire sığdırma, otel odası gibi) EF9A6DF0-5E90-4F1F-B5E5-873EC8A17DFC.jpeg
(Ehousing)

Veya belçika gibi batı avrupadaki birbirine yapışık 2-3 katlı binalar (kolay ısınır bir de bunlar)75552B3B-8061-45F4-9D34-486E398ECA28.jpeg
(Archdaily)
 
Istanbul'un yükünü hafifletmek için tek çıkar yol artık insanların buradan ekmek çıkmıyor yaşayamıyoruz noktasına gelmesidir bana göre. Son yıllarda zaten böyle bir durum oluşmaya başladı gerek konut fiyatları artan kiralar yeme-içme vs gibi temel şeylerin pahalı olması zaten insanları yıldırmış durumda.

En basitinden Eskişehir'e bile gittiğiniz zaman Istanbul'da ki pahalılığı çok net görebiliyorsunuz diğer Anadolu şehirlerini saymıyorum bile.
 
Konu sahibi
İstanbul'dan taşınan ve İstanbul'a göç etmeyen farkındalık seviyesi yüksek insan sayısıyla olur ama geçmişte olduğu gibi günümüzde de sanki marifetmiş gibi İstanbul'a göç sürüyor. Neyse ki eskisine göre daha az. Nüfus artış hızının azalması da etken. Yatırımcılar Anadolu şehirlerine yönelmeli. Şahsen İstanbul'un kalabalığını hiç sevmem.
 
İstanbul’a yapılan yatırımların aynıları Anadolu Bölgelerinde olmadığı sürece bu döngü hep böyle devam eder.

Siz sadece bütün herşeyi İstanbul’a sığdırmaya çalışırsanız İstanbul kilitlenir.

Her konuda kilitlenir bu arada. Ulaşımda kilitlenir, sağlıkta kilitlenir, altyapı da kilitlenir.

Ki bugün gördünüz İstanbul’un halini. 16 Milyon insan birden dışarı çıktı.

Dolayısıyla bütün odak merkezini İstanbul’la sınırlandırılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca İstanbul bu nüfus patlamasını dün yaşamadı.

1980’li yıllardan itibaren kademeli olarak nüfus arttı.
 
Esenyurt'ta çok çarpık kentleşme var. Mahallenin bir yanı bitişik, bir yanı bahçeli, bir yanı sanayi, bir yanı da gökdelen. Bu çarpık kentleşmeler yüzünden Esenyurt'un nüfusu 1. Sırada.
Esenyurt yine yeni kurulan bir yer. Beyoğlu, Bayrampaşa, Fatih’te 60-70 senelik virane binalar var. Üstelik bazılarında insan bile yaşamıyor. Bir yer yıkılacaksa buralardan başlanır.
 
Baştan sona katıldığım ve hemen hemen aynı şeyleri yıllardır düşündüğüm bir konu. Siyasetçiler ilgisiz gibi görünse de, çeşitli nedenlerle adım atmadıklarını düşünüyorum.
Şu video örnek.
 
Bende KATILIYORUM, bence İstanbul başkenttir, ileride Ankaradan İstanbula bile taşınabilir, İstanbul artık sanayisi olmayan,düzeyi yüksek olan bir kent haline gelmelidir, İstanbul dışına sanayilerin çıkarılması hızlanmalidir. Bu konu burada KAPATILMALI mesajlarımızı şehircilik konusuna aktarilmalidir, ulaşım konusundan çok saptik çünkü @TolgaC
Türkiye cumhuriyeti Anayasasına göre Ankara başkenttir DEĞİŞTİRİLEMEZ bunu düşünmenizi bile kınıyorum
Ayrıca haberlerdeki kötü olayların %50den fazlası İstanbulda olmaktadır
Ayrıca İstanbul kesinlikle ev yapılması vs kesilmeli ve Anadolu ya Ege bölgesine Akdeniz bölgesine yapılmalıdır. İstanbul zaten Zor durumda bir şehirdir İstanbul dediğimiz yer Türkiyenin diğer şehirler gibi bir şehridir hiçbir özel statüsü yoktur.
 
Türkiye cumhuriyeti Anayasasına göre Ankara başkenttir DEĞİŞTİRİLEMEZ bunu düşünmenizi bile kınıyorum
Ayrıca haberlerdeki kötü olayların %50den fazlası İstanbulda olmaktadır
Ayrıca İstanbul kesinlikle ev yapılması vs kesilmeli ve Anadolu ya Ege bölgesine Akdeniz bölgesine yapılmalıdır. İstanbul zaten Zor durumda bir şehirdir İstanbul dediğimiz yer Türkiyenin diğer şehirler gibi bir şehridir hiçbir özel statüsü yoktur.
İstanbul BANA GÖRE BAŞKENT STATUSUNDE DEGERLENDIRILMESI GEREKEN BIR ŞEHIRDIR,
istanbulun daha da büyümesine bende karşıyım, dediğim gibi bu şehir sanayi değil, tamamen istanbul artık sanayisi olmayan,düzeyi yüksek olan bir kent haline gelmelidir, İstanbul dışına sanayilerin çıkarılması hızlanmalidir. Bu şekilde de hem istanbulun kalkinmasi hizlanmali ve nüfusu maddi açıdan yüksek hale getirilmelidir.
 
Bende KATILIYORUM, bence İstanbul başkenttir, ileride Ankaradan İstanbula bile taşınabilir, İstanbul artık sanayisi olmayan,düzeyi yüksek olan bir kent haline gelmelidir, İstanbul dışına sanayilerin çıkarılması hızlanmalidir. Bu konu burada KAPATILMALI mesajlarımızı şehircilik konusuna aktarilmalidir, ulaşım konusundan çok saptik çünkü @TolgaC
İstanbulun Başkentliği Osmanlı'da kaldı ve Osmanlı artık yok. bir işgal durumunda Çok kolay şekilde Önemli kişileri götürebilirler. Çünkü etrafı deniz. İşgale müsait bir şehir. Osmanlı'da bunu gördüler. ve bidaha bu hatayı yapmamak için Cumhuriyet Ankarada kuruldu.

Zamanında Başkent Ankara olması doğru kararlardan biriydi.


Türkiye cumhuriyeti Anayasasına göre Ankara başkenttir DEĞİŞTİRİLEMEZ bunu düşünmenizi bile kınıyorum
Ayrıca haberlerdeki kötü olayların %50den fazlası İstanbulda olmaktadır
Ayrıca İstanbul kesinlikle ev yapılması vs kesilmeli ve Anadolu ya Ege bölgesine Akdeniz bölgesine yapılmalıdır. İstanbul zaten Zor durumda bir şehirdir İstanbul dediğimiz yer Türkiyenin diğer şehirler gibi bir şehridir hiçbir özel statüsü yoktur.
İstanbula ev yapılması kesilmemeli. SAĞLAM yapılar yapılmalıdır!
Şehrin Çoğu binası Çürük. Depreme dayanıklı binalar yapılırsa İstanbulda yaşanılabilir.
 
Geri
Üst Alt