Düğün ve Nikahlarda Takı Adeti Kaldırılmalı mı?

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Emir
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Emir

Albay
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ara 2023
Mesajlar
5,665
Beğeni
12,126
Puanları
2,043
1/3
Konu sahibi
Bir mutluluğun değeri, kaç gram altınla ölçülebilir mi?
Bir ömür boyu süreceği varsayılan bir birliktelik, birkaç dakikalık takı merasimine sığdırılabilir mi?

Bugün düğün ve nikah adı altında yapılan organizasyonlara baktığımızda, ne yazık ki karşımıza çıkan manzara bir sevgi şöleninden çok, sessiz bir güç gösterisi, örtük bir ekonomik rekabet ve acımasız bir toplumsal muhasebe oluyor. Altın varaklı tahtlar, gösterişli kemerler, abartılı sahneler… Neredeyse evlenen çift değil, takılar başrolde. İnsan ister istemez soruyor: Biz neyi kutluyoruz?

Takı adeti, niyet olarak destek ve iyi dilekten doğmuş olabilir. Ancak bugün geldiği noktada bu anlamını çoktan yitirmiş, yerini gösterişe, kıyasa ve hatta gizli bir tahakküme bırakmıştır. “Kim ne taktı?”, “Şu kişi bunu yapmıştı”, “Buna bu mu yakışır?” gibi cümleler, daha nikahın mürekkebi kurumadan fısıltı gazetelerinde dolaşıma girer. Ederi düşük bir hediye, insanın kalbini değil, itibarını ölçen bir terazide tartılır. Takı, bir armağan olmaktan çıkar; sosyal puana dönüşür.

Daha da kötüsü, bu yoz anlayış yalnızca misafirleri değil, evlenen çifti de baskı altına alır. Sade bir nikah yapmak isteyenler “ayıp olur”, “el âlem ne der” duvarına çarpar. Gösterişten kaçınmak, neredeyse cimrilikle eş tutulur. Oysa sadelik, çoğu zaman en derin zarafetin adıdır. Fakat biz, sadeliği fakirlik; gösterişi değer sanan bir algının içine sıkışmış durumdayız.

Paraya ve maddeye bu denli anlam yüklemek, aslında insan ilişkilerini de metalaştırmak demektir. Sevgi, dayanışma ve iyi niyet; gramla, ayarla, fiyat etiketiyle ölçülmeye başlandığında, ortada ne sevgi kalır ne samimiyet. Geriye yalnızca borçlar, beklentiler ve hayal kırıklıkları kalır. Bugün nice çift, düğün sonrası mutluluk yerine “takılanlar yetti mi?”, “masraf çıktı mı?” hesaplarıyla baş başa kalıyor. Bu mu olması gereken?

Hediyenin makbulü, gösterişten uzak olanıdır. Hatta çoğu zaman en kıymetli armağan, hiçbir maddi karşılığı olmayan bir içtenliktir. Bir tebrik, bir iyi dilek, bir samimi sarılma… Bunlar, ne kasada saklanır ne de yıllar sonra bozdurulur; ama insanın hafızasında ve kalbinde yer eder.

Bu yüzden evet, düğün ve nikahlarda takı adeti kaldırılmalıdır. Kesin ve net. Bu tür organizasyonlar, sade bir seremoniyle; insanların birbirine borç değil, iyi dilek yüklediği anlar olarak yeniden tanımlanmalıdır. Ne kimse kimseyle mukayese edilmeli, ne de maddi gücü üzerinden değer görmelidir. Evlilik, bir vitrin değil; iki insanın ortak yürüyüşüdür.

Belki de asıl soruyu en sona saklamak gerekir:
Takısız bir düğünde eksilen ne olur, ama takılı bir düğünde yitirilen samimiyetin telafisi mümkün müdür?
 
Kesinlikle kaldırılmalı. Evlenmeyi düşünmüyorum ama olurda evlenirsem bu tarz saçmalıklara para harcamayacak biriyle evlenmek isterdim.

Bu boş işlere para vermektense dünya turu/tatil veya evimize eşya alırız 10 kat daha iyi.

Nikah dışındaki ( O da belediyede yapılabilir) hiçbir organizasyon olmamalı
 
haa daha evlenmek bahsi var dimi, ailemiz evlenmemizi istiyor, 37 yaşındayım, eğer evlenirsem ya nikahla yetinirim, ya da sade bir nikah töreni işte pasta kesimi nikah kıyımı belki takı takma işi vs. yoksa oynamayı dans etmeyi kendime hiç yakıştıramıyorum, hem yakıştıramıyorum hem tırsıyorum hem utanıyorum, çok komiğime gidiyor, neyse zaten az kaldı şunun şurasında 40 a kırkı görünce evlenme bahsini de kapatmayı düşünüyorum, ailem de kabullendi yavaş yavaş zaten.
 
Konu sahibi
Kız tarafı damada bir ev almalı. Damadın kayınbabası evi dayayıp döşemeli. Koltuk takımından, ankastre fırına, ekmek kızartma makinesinden, akıllı süpürgeye kadar tüm eşyaları almalı ve öylece teslim etmeli.
 
sen ne düşünüyorsun

Evlenme süreçleri ve düğün adetleri, kültürel ve kişisel tercihlere göre büyük farklılıklar gösterebilir. Birçok insan gibi, siz de bu konuda kendinize özgü düşüncelere ve beklentilere sahipsiniz. İşte bu konuyla ilgili bazı genel düşünceler:

Takı ve Hediyeler:
Takı geleneği, tarih boyunca çiftlere destek olma amacıyla başlamış olsa da, günümüzde birçok kişi için maddi yük ve sosyal bir yarış haline gelebiliyor. Bu durum, düğünlerin anlamını gölgeleyebilir. Düğünlerin esas amacının, çiftin mutluluğunu kutlamak olduğunu unutmamak gerekir.

Maddi Destek Konusu:
Düğünlerde takı ve hediyeler, yeni bir hayat kuracak olan çiftlere maddi destek sağlama açısından faydalı olabilir. Ancak bu, kişisel ilişkilere zarar vermemeli ve çift üzerinde baskı yaratmamalıdır.

Sade Nikah:
Birçok kişi, gösterişli bir düğün yerine sade bir nikah törenini tercih edebilir. Bu, hem maddi açıdan daha az yük getirir hem de çifte daha samimi bir deneyim sunabilir.

Ailelerin Beklentileri:
Ailelerin evlilik konusundaki beklentileri, çiftler üzerinde baskı yaratabilir. Ancak nihayetinde evlilik kararı, evlenecek çiftin istekleri ve mutluluğu üzerine odaklanmalıdır.

Sonuç olarak, her çiftin kendi değerleri ve önceliklerine göre bir evlilik süreci planlaması en doğrusudur. Evlilik, iki insanın ortak bir yaşam kurma yolculuğudur ve bu yolculuğun nasıl olacağı tamamen çiftin tercihine bağlıdır.
 
Kız tarafı damada bir ev almalı. Damadın kayınbabası evi dayayıp döşemeli. Koltuk takımından, ankastre fırına, ekmek kızartma makinesinden, akıllı süpürgeye kadar tüm eşyaları almalı ve öylece teslim etmeli.
Hocam kültür farklılık gösterebilir
 
Geri
Üst Alt