Başyargıcılık, bir kişi veya topluluğun, belirli bir konu, olay ya da durum hakkında kesin ve değişmez yargılara varma eğilimini ifade eden bir tutumdur. Bu tutumda, karşılaşılan olguların ayrıntılı biçimde incelenmesi veya nesnel ölçütlerle değerlendirilmesi yerine, önceden oluşturulmuş kanaatlere dayanılarak sonuca ulaşılır. Başyargıcılık, çoğunlukla eleştirel düşünce süreçlerinin işletilmediği, önyargılı veya tek taraflı yaklaşımların benimsendiği durumlarda ortaya çıkar. Bu kavram sosyal, kültürel ya da bireysel düzeyde farklı alanlarda gözlemlenebilir. Karar alma, tartışma ve değerlendirme süreçlerinde başyargıcılık tutumu, olayların bütün yönleriyle ele alınmasını ve sağlıklı sonuçlara ulaşılmasını engelleyebilir. Ayrıca, toplumsal ilişkilerde iletişimin ve anlayışın azalmasına yol açabilir. Kavram, bilimsel, hukuksal, eğitimsel ve toplumsal bağlamlarda, tarafsızlık ve nesnellik ilkelerine aykırı yaklaşımları tanımlamak için kullanılmaktadır.