Başkentlilik, bir yerleşim yerinin bir devletin veya yönetim biriminin merkezi, yani başkenti olma niteliğini ifade eder. Başkent statüsüne sahip olan şehirler, ülkenin siyasi, idari ve çoğu zaman diplomatik merkezleri olarak ön plana çıkar. Başkentlilik, ilgili yerleşim yerine merkezi idare kurumlarının, devlet başkanlığı, yasama ve yürütme organlarının, dış temsilciliklerin ve çeşitli kamu kuruluşlarının yerleşmesiyle somutlaşır. Bu durum, başkentin ülkenin yönetiminde ve uluslararası ilişkilerinde özel bir konuma sahip olmasını sağlar. Başkentlilik kavramı, yalnızca ulusal düzeyde değil, eyalet, il veya bölge gibi alt yönetim birimlerinde de geçerlilik gösterebilir. Bir kentin başkent olarak seçilmesi, tarihî, coğrafi, siyasi veya ekonomik nedenlere dayanabilir. Başkentlilik, söz konusu yerleşim yerine çeşitli idari ve sosyal işlevler kazandırır ve bu şehirlerin gelişiminde belirleyici bir rol oynar. Ayrıca başkentler, genellikle ülkenin temsil ve protokol gerekliliklerinin karşılandığı, ulusal ve uluslararası organizasyonların düzenlendiği merkezlerdir. Başkentlilik, anayasal veya yasal düzenlemelerle belirlenebileceği gibi, tarihsel süreç içinde fiilen de oluşabilir. Bu kavram, ilgili yerleşim yerinin statüsünü ve sahip olduğu ayrıcalıkları tanımlarken, yönetim yapısının ve devlet teşkilatının işleyişinde merkezi bir unsur olarak önem taşır.