Başkâtip, Osmanlı Devleti’nde ve erken Cumhuriyet döneminde resmî dairelerde, özellikle divan, meclis, bakanlık ve yüksek dereceli yönetim organlarında yazışmaların ve evrak işlerinin yürütülmesinden sorumlu en üst dereceli katiptir. Bu görevli, kurumun yazılı işlerinin düzenlenmesi, belgelerin hazırlanması, arşivlenmesi ve gerekli yerlere iletilmesi gibi işlevleri yerine getirir. Başkâtip, bulunduğu kurumun idari düzeninin sağlanmasında önemli rol oynar ve genellikle alt dereceli kâtipleri yönetme yetkisine sahiptir. Göreve atama, ilgili makamın onayıyla gerçekleşir ve başkâtip, kurumun iç yazışmalarıyla birlikte dış yazışmaların da düzeninden sorumludur. Başkâtiplik, özellikle Tanzimat’tan Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar devlet teşkilatında yaygın olarak kullanılan bir unvandır. Bu görev, zaman içinde idari yapılanmadaki değişikliklerle birlikte yerini müdür veya şef gibi farklı unvanlara bırakmıştır. Başkâtiplik, resmî belgelerin doğruluğu, düzeni ve güvenliği açısından idari teşkilatlarda önemli bir yer tutmuştur.